suretteydiler. Onlar ne halde yazılmışsa öyle kalması gerekiyordu. Sonradan tashih ve tanzim etmeye izinli değiliz!
İşte bu On Birinci Mektup, perişan bir surette, birbirinden çok uzak dört meseleden ibarettir. Hem karışık hem perişandır. Fakat şairlerin ve âşıkların zülf-ü perişaniyi sevdikleri ve beğendikleri gibi, bu mektup da zülf-ü perişan tarzında, soğuk yapmacıklık karışmadan, asıl sıcaklık ve tatlılığını muhafaza etmesi niyetiyle kendi halinde bırakılmış.
Bu Mektubun Birinci Bahsi:إِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعِيفًا ayetinin bir sırrını tefsir eder, şeytanın vesveselerine kapılanlara mühim bir ilaç ve merhemdir.
İkinci Mesele: Barla Yaylası; Tepelice, Çam, Katran, Ardıç, Karakavak’ın bir meyvesidir; Sözler’de yazıldığı için buraya alınmamıştır.
Üçüncü ve Dördüncü Meseleler: Kur’an’ın i’cazı karşısında medeniyetin aczini gösteren yüzlerce misalden ikisidir. Kur’an’a muhalif medenî hukukun ne kadar haksız olduğunu ispat eden iki örnektir:
Birincisi:فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْأُنْثَيَيْنِ Tam adalet olan Kur’an hükmü, kıza mirastan üçte bir veriyor. Bu mesele medeniyetin miras hususunda kıza hakkından fazla hak vermekle büyük haksızlık etmiş ve merhamete muhtaç o kıza zulmetmiş olduğunu kesin bir şekilde ispatlıyor.
İkincisi:فَلأُِمِّهِ السُّدُسُ ayetinin bir sırrına dairdir. Mimsiz medeniyet nasıl kıza hakkından fazla hak verdiğinden haksızlık etmişse, annenin hakkını kesmekle daha çok haksızlık ettiğini gösterir. Bunun en muhterem bir hakikat olan anne şefkatine karşı dehşetli bir haksızlık, vahşetli bir hürmetsizlik, cinayet gibi bir hakaret, Cenâb-ı Hakk’ın rahmet arşını titreten nimete karşı bir nankörlük ve toplum hayatına şifa veren bir şefkat bağına bir zehir katmak hükmünde bir hata olduğunu ispat eder.
On İkinci Mektup
İlimle meşgul bazı dostların münakaşa ettikleri üç meseleye dair üç sorularına üç kısa cevaptır.
Birincisi: “Hazreti Âdem’in cennetten çıkarılmasının ve bir kısım insanların cehenneme atılmasının hikmeti nedir?” sorusuna kesin bir cevap veriyor.
Dipnotlar
- “Şeytanın hilesi cidden zayıftır.” (Nisâ sûresi, 4/76)
- “Erkek, kadının hissesinin iki mislini alır.” (Nisâ sûresi, 4/176)
- “Annenin hissesi altıda birdir.” (Nisâ sûresi, 4/11)