Netice: Kur’an ve müminler, sonsuz sanata sahip varlıkları bir tek Sâni’e verir, her işi doğrudan doğruya O’na isnat eder ve vücûb derecesinde kolay bir yolda gider. Allah’a ortak koşanlar ve azgınlık yolundakiler ise bir tek sanatlı varlığı sayısız sebebe isnat ederek imkânsızlık derecesinde zor bir yola sapar. Şu halde Kur’an yolunda bütün sanatlı varlıklar ile dalâlet yolunda bir tek sanatlı varlık eşittir. Hatta belki bütün eşyanın bir elden çıkması, bir tek şeyin sayısız eşyadan çıkmasından çok daha kolaydır. Nasıl ki bir subay, bin askerin idaresini bir tek asker gibi kolay görür. Ve bir askerin idaresi bin subaya havale edilse bin asker kadar zor olur, karışıklığa sebebiyet verir. İşte şu yüce ayet bu hakikati şirk yolundakilerin başına vuruyor, gittikleri yolu dağıtıyor:
ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلًا فِيهِ شُرَكٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِرَجُلٍ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۚ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَاۤ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْكَائِنَاتِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَعِينَ، اٰمِينَ. وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
اَللّٰهُمَّ يَا أَحَدُ يَا وَاحِدُ يَا صَمَدُ.. يَا مَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ.. يَا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ.. وَيَا مَنْ يُحْي۪ وَيُمِيتُ.. يَا مَنْ بِيَدِهِ الْخَيْرُ.. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ.. يَا مَنْ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ بِحَقِّ أَسْرَارِ هٰذِهِ الْكَلِمَاتِ اِجْعَلْ نَاشِرَ هٰذِهِ الرِّسَالَةِ وَرُفَقَائَهُ وَصَاحِبَهَا سَعِيدًا مِنَ الْمُوَحِّدِينَ الْكَامِلِينَ وَمِنَ الصِّدِّيقِينَ الْمُحَقِّقِينَ وَمِنَ الْمُؤْمِنِينَ الْمُتَّقِينَ، اٰمِينَ.
Dipnotlar
- “İşte şimdi Allah bir temsil daha getiriyor: İki adam var, bunlardan birincisi, birbirine rakip, birbiriyle hep çekişen ortakların emrinde, diğeri ise sadece bir kişinin emrinde çalışıyor. Bu ikisinin durumu hiç bir olur mu? Bütün hamd (kâinatın tek ilahı ve hâkimi) Allah’adır! Fakat çokları bu gerçeği bilmez.” (Zümer sûresi, 39/29)
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32)
- Allahım! Efendimiz Muhammed’e, O’nun bütün âl ve ashabına, kâinatın zerreleri sayısınca salât ve selam eyle, âmin… Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.