İçeriğe geç

Ey insan! Yaptığın hizmet ve kulluk boşa gitmez. Senin için bir mükâfat yeri, bir saadet makamı hazırlanmıştır. Şu fâni dünya yerine, bâki bir cennet seni bekler. İbadet ettiğin ve tanıdığın Hâlık-ı Zülcelâl’in vaadine inan ve güven! O’nun vaadinden dönmesi imkânsızdır. Kudretinde hiçbir şekilde noksanlık yoktur. İşlerine acz karışamaz. Küçük bahçeni yarattığı gibi cenneti de senin için yaratabilir ve yaratmış, sana vaat etmiştir; vaat ettiği için elbette seni oraya alacaktır.

Madem her sene O’nun yeryüzünde üç yüz binden fazla hayvan ve bitki türünü, sınıfını kusursuz bir intizam ve ölçüyle, tam bir sürat ve kolaylıkla haşir ve neşrettiğini gözümüzle görüyoruz. Elbette böyle bir Kadîr-i Zülcelâl’in gücü, vaadini yerine getirmeye yeter.

Hem madem o Kadîr-i Mutlak, her sene haşrin ve cennetin numunelerini binlerce tarzda yaratıyor. Hem madem bütün semavî fermanlarıyla ebedî saadeti vaat edip cenneti müjdeliyor. Hem madem bütün icraatı ve sıfatlarının eseri olan fiilleri hak ve hakikattir, doğruluk ve ciddiyet iledir. Madem eserlerinin şahitliğiyle, varlıktaki bütün mükemmellikler, O’nun sonsuz kemâline delil ve şahittir, O’nda hiçbir şekilde noksan ve kusur yoktur. Ve madem sözünden dönmek, yalan ve aldatmak en çirkin hasletlerdendir, eksiklik ve kusurdur…

Ey iman ehli! Elbette ve elbette, o Kadîr-i Zülcelâl, o Hakîm-i Zülkemâl, o Rahîm-i Zülcemâl vaadini yerine getirecek, ebedî saadet kapısını açacak, sizi Âdem babanızın asıl vatanı olan cennete alacaktır!

On Birinci Kelime

وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ Yani imtihan yeri olan bu dünyaya, ticaret ve memuriyet için mühim vazifelerle gönderilen insanlar ticaretlerini yapıp vazifelerini bitirdikten, hizmetlerini tamamladıktan sonra yine onları gönderen Hâlık-ı Zülcelâl’e dönecek, Mevlâ-yı Kerîm’ine kavuşacak. Bu fâni dünya yurdundan ayrılıp bâki âlemde O’nun yüce huzuruyla şereflenecekler. Sebepler âleminin gürültüsünden, kargaşasından ve vasıtaların karanlık perdelerinden kurtulup Rabb-i Rahîm’lerine ebedî saltanat makamında perdesiz olarak kavuşacaklar. Doğrudan doğruya herkes Hâlık’ının, Mabud’unun, Rabbinin, Efendisinin ve Mâlik’inin

297