İçeriğe geç

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

***

Fetih sûresinin son ayetinin işârî mânâsıyla gayba dair verdiği haber ve aşağıdaki ayette o haberin aynı işârî mânâ ile verilmesi dolayısıyla kısaca bu meseleden bahsedilecek.

Bir İlave

وَلَهَدَيْنَاهُمْ صِرَاطًا مُسْتَقِيمًا ۝

وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَأُۨولئِٰٓكَ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدٓاءِ وَالصَّالِحِينَ وَۚحَسُنَ أُۨولئِٰٓكَ رَفِيقًا

Bu ayetlerin beyanındaki binlerce nükteden ikisine işaret edeceğiz.

Birinci Nükte

Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan mefhumlarıyla ve açık mânâsıyla hakikatleri ifade ettiği gibi, farklı üslûp özellikleri ve ayrı ayrı incelikleriyle de pek çok işarî mânâyı bildiriyor. Her bir ayetin pek çok mânâ tabakası vardır. Kur’an, Cenâb-ı Hakk’ın her şeyi kuşatan ilminden geldiği için bütün o mânâlar murat edilmiş olabilir. İnsanın sınırlı aklıyla ve şahsî iradesiyle söylediği sözler gibi bir-iki mânâdan ibaret kalamaz.

İşte bu sırra binaen tefsir âlimleri tarafından Kur’an ayetlerinin sayısız hakikati beyan edilmiştir. Fakat tefsircilerin bildirmediği daha pek çok hakikat var. Kur’an’ın bilhassa harflerinde ve açık mânâsından farklı olan işaretlerinde çok mühim ilimler bulunur.

İkinci Nükte

İşte şu ayet-i kerime,

مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدٓاءِ وَالصَّالِحِينَۚ وَحَسُـنَ أُۨولئِٰٓكَ رَفِيقًا

66