İçeriğe geç

Muhammed-i Arabî’nin (aleyhissalâtü vesselam) getirdiği dinin, bütün dinlere üstün ve bütün devletler karşısında galip olacağını açıkça ve şüphesiz haber veriyor. Zaman, gayba dair o haberi, İslam kılıcının Hint Okyanusu’ndan Atlas Okyanusu’na kadar uzanmasıyla doğrulamıştır.

Beşincisi

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاۤءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ

رُكَّعًا سُجَّدًا... الخ

Bu ayetin başı, sahabenin, insanlık içinde Peygamberlerden sonra en seçkin makamda olmasını sağlayan yüksek seciyelerini ve kıymetli meziyetlerini bildirir. Açık mânâsıyla sahabenin tabakalarının istikbalde sahip olacakları ayrı ayrı seçkin, has sıfatları ifade eder. İşarî mânâsıyla ise hakikatleri delilleriyle bilen âlimlerce, Resûl-u Ekrem’in ahirete irtihalinden sonra makamına geçecek Raşit Halifelere hilafet sırası ile işaret edip her birinin en meşhur farklılık ve üstünlük sebepleri olan hususi, şahsî sıfatlarını haber verir.

Şöyle ki: وَالَّذِينَ مَعَهُ beyanı, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) hususi maiyeti ve sohbetiyle, ardından ilk önce vefat ederek yine maiyetine ilk girmekle meşhur olan ve diğer sahabilerden ayrılan Hazreti Sıddık’a işaret eder. أَشِدَّاۤءُ عَلَى الْكُفَّارِ ifadesi, istikbalde yeryüzündeki devletleri fetihleriyle titretecek ve adaletiyle zalimlere yıldırım gibi şiddet gösterecek olan Hazreti Ömer’e bakar. رُحَمٓاءُ بَيْنَهُمْ beyanı, gelecekte çok mühim bir fitne hazırlanırken kusursuz merhameti ve şefkatiyle Müslümanlar arasında kan dökülmemesi için ruhunu feda, nefsini teslim ederek Kur’an okurken mazlum bir halde şehit olmayı seçen Hazreti Osman’ı gösterir. تَرٰيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا cümlesi,

62