Amr İbnü’l-As’ın Hazreti Ali’ye karşı çıkışı ve Ömer İbni Sa’d’ın Hazreti Hüseyin’le (radiyallâhu anh) feci savaşı, Şiilerde Ömer ismine karşı şiddetli bir kin ve düşmanlığa sebep olmuştur.
Şîa-yı Velâyet’in Ehl-i Sünnet’i tenkit etmeye hakkı yoktur. Çünkü Ehl-i Sünnet, Hazreti Ali’yi kusurlu görmediği gibi, ciddi sever. Fakat hadisçe tehlikeli sayılan aşırı sevgiden çekinir. Hadiste geçen, Hazreti Ali’nin tarafını tutanlar hakkındaki peygamber övgüsü Ehl-i Sünnet’e aittir. Çünkü ölçülü bir sevgiyle Hazreti Ali’ye (radiyallâhu anh) taraftar olanlar, hak yolundaki Ehl-i Sünnet ve Cemaat’tir. Hazreti İsa (aleyhisselam) hakkındaki aşırı sevgi Hıristiyanlar için tehlikeli olduğu gibi, Hazreti Ali (radiyallâhu anh) hakkında da o tarz aşırı sevginin tehlikeli olduğu sahih hadiste açıkça beyan edilmiştir.
Şîa-yı Velâyet dese ki: Hazreti Ali’nin fevkalâde kemâlâtı kabul edildikten sonra Hazreti Ebûbekir Sıddık’ı (radiyallâhu anh) ona tercih etmek mümkün değildir.
Cevap: Hazreti Sıddık-ı Ekber’in ve Fâruk-u Âzam’ın (radiyallâhu anhumâ) şahsî kemâlâtları ve peygamber varisliği vazifesiyle hilafet devrindeki kemâlâtları terazinin bir kefesine; Hazreti Ali’nin (radiyallâhu anh) fevkalâde, şahsî, harika kemâlâtı ve hilafeti devrinde mecburen girdiği elem verici, dâhilî hadiselerden kaynaklanan, sû-i zanna sebep olan hilafet mücadeleleri diğer kefeye konulsa, elbette Hazreti Sıddık’ın (radiyallâhu anh), Hazreti Fâruk’un veyahut Zinnureyn’in (radiyallâhu anhümâ) kefesinin ağır geleceğini Ehl-i Sünnet görmüştür. Bu yüzden hilafet makamı için önce onlar tercih edilmiştir.
Hem On İkinci ve Yirmi Dördüncü Sözlerde ispat edildiği gibi,
Dipnotlar
- Bkz. İbni Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ 3/32; et-Taberî, Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk 3/101- 105; İbni Kesîr, el-Bidâye 7/277-283.
- Bkz. et-Taberî, Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk 3/298; İbni Kesîr, el-Bidâye 8/193; ez- Zehebî, Siyeru A’lâmi’n-Nübelâ 3/307-309.
- Bkz. Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 1/160; en-Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ 5/137; el- Bezzâr, el-Müsned 3/12. Ayrıca “dengeli sevme” prensibiyle ilgili olarak bir hadiste şu ölçü verilmektedir: “Dostunu ölçülü sev, bir gün düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü kız, bir gün dostun olabilir.” (Tirmizî, birr 60; İbni Ebî Şeybe, el-Musannef 7/260).
- Bkz. et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat 6/354-355, 7/343.
- Yukarıda ilgili kaynaklara temas edilmişti.
- Hazreti Ebûbekir ve Hazreti Ömer (radiyallâhu anhümâ).
- Hazreti Osman. Peygamber Efendimiz’in iki kızıyla evlenmek şerefine kavuştuğu için kendisine “iki nur sahibi” anlamında “Zinnureyn” denilmiştir.