hanımından uzak durmaya mecbur olduğundan, nefsine mağlup ise fuhşa da meyleder.
Şehirliler köylülere ve göçebe insanlara bakıp tesettürü kaldıramaz. Çünkü köylerde, göçebe topluluklarda geçim derdiyle ve bedenen çalışıp yorulmaları sebebiyle şehirlilere nispeten az dikkati çeken masum işçi ve bir derece kaba kadınların kısmen açık olması, nefsanî heveslerin uyanmasına yol açmadığı gibi, köylerde serseri ve işsiz adamlar az bulunduğundan, onlarda şehirdeki fesatlıkların onda biri bile görülmez. Öyleyse şehirliler onlarla kıyaslanamaz.
***
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ
Ahiret Kardeşlerim Olan Mümin Kadınlarla Bir Konuşma
Bazı şehirlerde kadınların samimi ve hararetli bir şekilde Nurlara karşı alâkasını gördüğüm, Nurlara ait derslerime haddimin çok üstünde itimat ettiklerini öğrendiğim sıralarda, mübarek Isparta’ya ve manevî Medresetü’z-Zehra’ya üçüncü defa geldiğim zaman işittim ki, ahiret kardeşlerim olan o mübarek hanımlar benden bir ders bekliyormuş. Güya camide onlara vaaz suretinde bir dersim olacakmış. Oysa ben dört-beş yönden hasta, perişan, hatta konuşmaya ve düşünmeye gücü yetmez bir haldeydim. Fakat bu gece şiddetli bir ihtar ile kalbime şu mânâ geldi: “On beş sene önce gençlerin isteğiyle onlar için Gençlik Rehberi’ni yazdın ve çok istifade edildi. Halbuki bu zamanda hanımlar, öyle bir rehbere gençlerden daha fazla muhtaçtır.” Ben de bu ihtar karşısında, gayet perişan, zayıf ve aciz olduğum halde, bazı lüzumlu maddeleri o mübarek hanım kardeşlerime ve manevî genç evlatlarıma üç “nükte” ile kısaca beyan ediyorum.
Birinci Nükte
Risale-i Nur’un en mühim esaslarından biri şefkat olduğundan, kadınlar şefkat kahramanları olmaları yönüyle Risale-i Nur’la yaradılışları gereği daha çok alâkalıdırlar. Ve –Allah’a hamdolsun– bu fıtrî alâka
Dipnotlar
- Her türlü noksan sıfattan uzak Allah’ın adıyla.