Eğer derseniz ki: Hadiste “âlim” tabiri var, bir kısmımız yalnızca kâtibiz.
Cevap: Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak, kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakiki bir âlimi olabilir. Anlamasa bile, madem Risale-i Nur talebelerinin bir şahs-ı manevîsi var, şüphesiz o şahs-ı manevî bu zamanın bir âlimidir. Sizin kalemleriniz ise o şahs-ı manevînin parmaklarıdır. Kendimce liyakatsiz olduğum halde, haydi hüsn-ü zannınıza dayanarak, bu fakire bir üstadlık ve tâbi olma noktasında bir âlimlik makamı verip bağlanmışsınız. Ben ümmî olduğumdan ve yazma bilmediğimden sizin kalemleriniz benim kalemim sayılır, hadiste müjdelenen sevabı alırsınız.
Said Nursî
242