İçeriğe geç

setler olan dağlar çok sağlamdır, ancak kıyametin kopmasıyla yerle bir olur; bu set de aynen öyle, dağ gibi sağlamdır, ancak dünya harap olduğunda yıkılabilir. Zaman içindeki değişimler tahribat yapsa da dağların çoğu sağlam kalır.” mânâsına gelir. Evet, Zülkarneyn’in seddinin ifade ettiği mânânın bir örneği olan Çin Seddi binlerce sene geçtiği halde hâlâ ayakta duruyor. Yeryüzü sayfasına insan eliyle yazılan, cisimleşip taş haline gelmiş, mânidar, kadim bir tarihten uzun bir satır olarak okunuyor.

Üçüncü Sorunuz: Hazreti İsa’nın (aleyhisselam) Deccal’ı öldürmesi hakkında hem Birinci Mektup’ta hem de On Beşinci Mektup’ta özet bir şekilde fakat sizin için yeterli bir cevap vardır.

***

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ، وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ

Aziz, fedakâr, sıddık, vefalı kardeşlerim Hoca Sabri ve Hafız Ali,

“Mugayyebât-ı Hamse”ye, yani Kur’an’da zikredilen gaybe ait beş bilinmeyen şeye dair Lokman sûresinin son ayeti hakkındaki mühim sorunuza etraflı bir cevap vermek gerekirken, maalesef şimdiki ruh halim ve sağlığım buna müsait değil. Yalnız sorunuzun temas ettiği bir-iki noktaya kısaca işarette bulunacağız. Sorunuz gösteriyor ki, dinsizler mugayyebât-ı hamse’den yağmurun vaktine ve anne rahmindeki ceninin keyfiyetine tenkitle itiraz etmiş. Demişler ki: “Rasathanelerde bir âletle yağmurun ne zaman yağacağı önceden biliniyor. Yani onu Allah’tan başkası da biliyor. Hem röntgen vasıtasıyla anne rahmindeki çocuğun erkek mi kız mı olduğu anlaşılıyor. Demek ki, mugayyebât-ı hamseyi bilmek mümkündür.”

Cevap: Yağmurun yağacağı vakit bir kaideye bağlı olmadığı için

165