İçeriğe geç

Meselenin diğer önemli bir yönü ise şudur: İnsan, nefsine karşı galebe çaldığını düşünürse –hafizanallah– işte o zaman aldanmış demektir. Evet, bir insan, “Artık ben nefsimi yendim, onun iğfâlât ve tesvîlâtından kurtuldum.” diyorsa, o kimse aldanmıştır. Buna mukabil insan âhir ömrüne kadar, içinde sürekli bir düşmanın bulunduğunu düşünüyor, bundan dolayı da korkuyor ve titriyorsa, bu da onun, Allah’ın lütf u keremiyle, ilâhî bir emn ü eman içinde olduğunu gösterir. Çünkü Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), kudsî bir hadiste Cenâb-ı Allah’ın iki emniyeti bir arada vermeyeceği gibi iki korkuyu da birden vermeyeceğini ifade buyurur.[3] Yani bu dünyada bir kimse, âdeta ödü kopuyor gibi, şeytanın kendisini her an baştan çıkaracağı ve baş aşağı Cehennem’e gidebileceği korkusuyla yaşıyorsa, Allah’ın izni, inayeti ve dilemesiyle, o insan ahirette herhangi bir korkuya maruz kalmayacaktır. Bunun aksine bir kimse, burada endişesiz ve korkusuz yaşıyor, arkasında şeytan bulunmuyormuş veya kendisini baştan çıkaracak, kundaklayacak bir nefsi yokmuş gibi rahat hareket ediyorsa –hafizanallah– o insan da ahirete ve kabre ait rahatını burada kullanıyor demektir. Binaenaleyh bu mânâda, her iki tarafta emniyette olacağını düşünenler, büyük bir aldanmışlığın içinde olmalarına mukabil, her iki cihanda korku içinde olacağını zannedenler de yanlış düşünüyorlar demektir.

51