İçeriğe geç

4. Amerika, çıkarları açısından Japonları karşısına almaktansa, yanına çekip kendisine ait bir karakol gibi kullanmak ister. Hem Çin’e karşı hem de Pasifik ülkelerinin kendisine olan antipatilerine karşı bunda zaruret vardır. Gerçi şu anda Amerika Çin’e girmiştir. Gidip gelen arkadaşların beyanına dayanarak söylüyorum, şu anda Pekin’de yüzlerce, binlerce Amerikalı sanayici ve işadamı harıl harıl çalışmakta. Zaten yakın bir gelecekte Çin de komünizm gömleğini tamamen çıkarıp atacak ve orada da çok büyük bir değişim yaşanacaktır. Bu değişiklikle komplikasyonlar, terslikler olabilir. Amerika böyle durumlarda alternatifli çalışmayı yeğler. Çin’e bütünüyle güvenemez ve Japonya’yı el altında bulundurur. Zamanı geldiğinde de onu belli yerlerde kullanır. Bu durum, Amerika’ya karakolluk yapan İsrail, Küba, Mısır, Suriye hatta Türkiye gibi ülkeler için de aynıdır. Dolayısıyla Amerika’nın, Pasifik’te kendine karakol olmaya namzet gördüğü Japonya’yı karşısına alması düşünülemez.

5. Son bir değerlendirme olarak şu hususu arz etmekte de yarar var:

Eğer Japonya, Çin veya başka bir Pasifik ülkesiyle anlaşarak, harp sanayii bakımından güçlenir ve borsalarda Amerikan ekonomisini darbelerse, ihtimal, Amerika da bir bahane bulup Japonya’nın tepesine binmek isteyebilir. Ama böyle bir teşebbüsün gerekçeleri çok kuvvetli ve inandırıcı olmalıdır. Aksi hâlde zaten durmadan itibar kaybeden Amerika için, inandırıcı gerekçeye dayanmayan herhangi bir saldırı onun bütün itibarının tükenmesine sebep olur ki kanaatimce Amerika, kat’iyen bütün dünya ülkelerini karşısına almak istemez. Zira bu, onun sonu olur.

218