İçeriğe geç
31. Bölüm

Rüya Bır Teşrî Kaynağı Mı?

Soru: Hadiste “Rüya, nübüvvetin kırk altı cüz’ünden bir cüz’dür” deniyor. Ama rüyanın ilim sebeplerinden biri olmadığını da biliyoruz. Bize rüya-hakikat dengesini nasıl kurmamız gerektiği hususunda bilgi verir misiniz?

Evet, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), sahih bir hadis-i şeriflerinde: “Rüya, nübüvvetin kırk altı cüz’ünden bir cüz’dür.”1 buyuruyor. Bu, muhteva ve mânâ açısından peygamberliğin, kırk altı derinliğinden, kırk altı parçasından, ifade ettiği kırk altı mânâsından ve içindeki kırk altı esastan biri mânâlarına gelebilir. Muhakkikîn bu hadise şöyle bir açıklama getirmişlerdir:

Efendimiz, kendisine peygamberlik gelmeden evvel, nübüvvetle alâkalı meseleleri, altı ay kadar rüyalarında görüp tanımıştı. Buhârî’nin tespitiyle, Âişe Validemiz, Allah Resûlü’nün rüyalarını sabah aydınlığı içinde gördüğünü ve ertesi gün de, gördüğü rüyanın aynıyla çıktığını naklediyor. Evet, işte bu rüya faslı tam altı ay sürmüştü..2 bu ise bir senenin yarısı demekti.. peygamberlik de yirmi üç sene sürdüğüne göre, bu altı ay, vahyin nazil olma süresinin kırk altı parçasından biri sayılabilir. O, bu dönemde, Gâr-ı Hira’da ve Haticetü’l-Kübrâ Validemiz’in yanında daha ziyade rüya temrinatıyla peygamberliğe alışıyor ve sonra da, o rüyalar faslının sona ermesiyle vahiy gelmeye başlıyor…

148