İkinci Bölüm Düşünce Boyutu
GERÇEK DÜNYA DÜZENİ
Bu meseleyi herkes biraz kendine göre ve farklı yaklaşımlarla ele alıp değerlendiriyor. Bu da gayet normal. Meselâ, ters bir beynelmilelcilikten (komünizm) ağzı yanmış insanlar şovenizmi bir kurtuluş vesilesi kabul edip ona yönelebilirler. Nitekim bugün bütün Asya’da, hemen her millet, kendi kadim tarihine yönelme mülâhazasıyla bir ölçüde, kendini hangi mânâda milliyetçi sayıyorsa o ölçüde kendi değerlerine yöneliyor. Hâlihazırdaki durum itibarıyla Ruslar’da, Özbekler’de, Azeriler’de, Kazaklar’da görülen değişimi bu şekilde değerlendirmek mümkündür.
Bugün dünyanın başka yerlerinde de aynı mânâda bir kısım değişimler var. Bu “değişim” ve “oluşum”lar başkalarına zarar vermeyecek bir ölçüde kalabildiği sürece de normal görülebilirler. Ancak, bunları daha yararlı hâle getirme yolu ve üslûbu bulunarak, daha sonraları insanlığın pişmanlıklar yaşamaması da sağlanabilir.
Bu oluşumlardan bazıları din eksenli bir vetire takip etmekte. Bu son kısımla alâkalı dünyanın çeşitli yerlerinde, organize veya dağınık faaliyetlerden söz etmek mümkündür. Diğerlerinden farklı olarak bunlar, her meseleye “Din esastır.” prensibiyle yaklaşırlar. Ve tabiî olarak da, hâlihazırdaki bu yerinden oynamışlığı, kendi düşünce istikametlerinde değerlendirip insanları, dinin gerektirdiği konuma getirmek isterler. Bu arada dünyayı şimdiye kadar elli defa sömürmüş güçler de, bu yeniden yapılanma sürecini de kendi hesaplarına değerlendirmek gibi bir gayret içinde olmaları kendileri açısından normaldir.
Dipnotlar
- 1 Burada kaydedilen bilgiler 1994 yılının Mart ayında yapılan bir sohbetten derlenmiştir.