İçeriğe geç

Ayrıca burada, her toplumun kendi içinde beklediği değişimi de kaydetmek gerekir. Tabiî ki böyle bir beklentinin tezahürü de, her ülkeye göre değişiklik arz edecektir; edecektir ama, bunların hepsini ayrı ayrı ele alıp analiz etmemiz de imkânsızdır. İsterseniz, şimdilik kendi toplumumuzun beklentileri hakkında bazı hususları kaydedip geçelim: Bizim toplumumuz hüşyardır, uyanıktır, önsezi ve vicdanının sesine uyarak bir gün mutlaka kendi özüne en uygun değişimi benimseyecek ve bunu gerçekleştirecektir. Böyle bir durumun sezilmesindendir ki, ülkemizde pek çok düşünce farklılıkları doğmuştur. –İnşâallah ben öyle zannediyorum– Ülke cephesine ait bütün bu farklı görüş ve düşünce sahiplerinin bütünü de, hem dediklerinde hem de yapmak istediklerinde samimîdirler. Bu kadar geniş yelpazede bazı çizgi ve motif farklılıklarını da gayet normal, hatta bir yönüyle de faydalı kabul etmek icap edecektir.

İsterseniz bu umumî mütalâadan sonra meselenin tekniğiyle ilgili olarak şu kısa mülâhazaya da bir göz atalım: Harb ü darple, kan dökerek ne istenen seviyede bir dünya kurulabilir ne de kurulacak böyle bir dünya hüsnükabul görür. Düne kadar açıktan yapılan saldırı ve işgal hareketlerinin, günümüzde belli kamuflajlarla farklı gösterilmesi de neticeye tesir etmemiştir. Evet dün tek başına saldıran “salip” bugün yanına hilâli de alıp yoluna öyle devam ediyor. Ama her kötüye olan tepki ve reaksiyondan bu riyakârca çirkin davranış da nasibini alacaktır. Onun için kesin ve net olarak şunu bir kere daha tekrar etmekte yarar var: Bundan böyle kaba kuvvet kullanarak kurulmak istenen her denge, en kısa zamanda yıkılacak.. ve yıkılan o enkazın altında da, öncelikle o yıkıma sebep olanlar kalacaktır.

32