İçeriğe geç

Yalnız hemen ifade etmeliyim ki, bu biraz da okuyucunun seviyesine, istidadına ve bediî zevkine vâbestedir. Ve tabiî herkesin aynı şeyleri duyması ve hissetmesi de mümkün değildir. İnşâallah neslimiz, Kur’ân’la bütünleştiği zaman, –Allah’ın tevfik ve inayetiyle– onun bütün özelliklerini de duyacak, ruhen, kalben ve hissen doyacaktır.

2. Kur’ân-ı Kerim ve Güzel Sesle Alâkalı Küçük Bir Mütalaa

Asr-ı Saadet’ten bugüne hemen herkes, Kur’ân-ı Kerim’in gönüllerde heyecan uyaran bir eda ve ruhları inşirahla coşturacak bir enginlikte okunmasında ittifak etmişlerdir.

Kur’ân’ın güzelce okunması hususunda, birçok rivayet mevcuttur. Şimdi müsaadenizle bunlardan birkaçını arz edelim:

Hz. Berâ İbn Âzib (radıyallâhu anh) rivayet ediyor: “Nebi’yi (sallallâhu aleyhi ve sellem), yatsı namazında “وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ”yi okurken işittim. Ondan daha güzel bir ses ve okuyuş duymadım.”17

İtiraf etmeliyim ki, okuyan Resûl-i Ekrem, dinleyen de sahabe olunca, onda duyulan hazzı bizim tarif etmemize imkân yoktur. Demek Hazreti Sahibu’l-Kur’ân, kendine has tadı, şivesi ve kendi duyuş ve sezişine göre okurken, arkasındaki Berâ İbn Âzib’ler kendilerinden geçebiliyorlardı; geçebiliyorlardı zira Kur’ân’ı en iyi okuyan, en iyi duyan, en iyi bilen, mehbit-i vahy-i ilâhî olan Efendimiz’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) dinliyorlardı.

283