İçeriğe geç

Fakat bazı müridler de vardır ki, istidatça inkişafa açık bir insan oldukları hâlde, uzun zaman sadıkane şeyhlerine hizmet etmeyi tercih ederler. Mesela Mevlâna Halid Bağdâdî Hazretleri, ulûm-i âliye-i İslâmiye’den icazet almış olmasına rağmen Abdullah Dehlevî Hazretleri’nin yanına gitmiş ve yirmi sene onun tekkesinde süpürgecilik yapmış, daha sonra yeniden Bağdat’a dönmüştür. Bildiğiniz üzere Halid Bağdadî Hazretleri, kendi zamanının müceddidi kabul edilmektedir. O, tabiat ve irşad mesleği açısından Üstad Hazretleri’ne çok benzer. Şöyle ki, onun müridlerine gönderdiği mektuplarda yer alan, hiçbir zaman diyet ödemeye mecbur kalacağınız işlere talip olmayın, hükema ve ruesa ile münasebete geçmeyin; kimsenin elindekine göz dikmeyin, dünyaya karşı müstağni davranın; hizmet edebilmek için, bir tane eşiniz varsa ikinci eş düşünmeyin… gibi ihlâs, samimiyet, kardeşlik ve istiğnaya davet eden ifadelerine baktığınızda, bunların temel yaklaşım itibarıyla İhlâs ve Uhuvvet risalelerinde anlatılan hususlarla aynı olduğunu görürsünüz. İşte böyle önemli bir zat yirmi sene bir tekkede süpürgecilik yapmayı tercih etmiştir.

Mürşid, Mürşid-i Kâmil Bile Olsa

172