İçeriğe geç

İmam Gazzâlî Hazretleri, insanın karşılaştığı bu imtihanları şöyle bir misalle anlatır: İnsan Cennet gibi bir yere gitmek üzere ciddi bir azim ve kararlılıkla yola çıkar. Çünkü gideceği yerin baş döndüren cazibedar güzellikleri daha önce kendisine anlatılmıştır. Fakat yolda suların şakır şakır aktığı, ağaçların üfül üfül estiği, kuşların ötüştüğü, gölgelerin insanı rahata çağırdığı serin ve rahat bir yer bulunca birden gideceği yeri unutarak orada yerleşmeye karar verir. Hemen orada bir kulübecik yapar ve içinde kalmaya başlar.

Esasında verilen bu misal, insanın hayat macerasını çok çarpıcı ve veciz bir şekilde ifade etmektedir. İsterseniz siz insanın takılıp kalacağı bu tür menzillerin farklı şekillerini de düşünebilirsiniz. Yani yol boyunca insan, tenperverlik ve rahat düşkünlüğünün yanında daha pek çok şeye takılıp kalabilir. Hâlbuki bu menziller aşılmadan Cennet’e ve Zât-ı Ulûhiyet’e ulaşılması mümkün değildir.

Servet Hırsı

Dünya hayatında maruz kalınan bu tür imtihanların en önemlilerinden biri, mal, mülk arzusu, para hırsıdır. Hatta denilebilir ki, tarih boyu insanların büyük çoğunluğunun en büyük zaafı bu olmuştur. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde bu hakikati şu ifadeleriyle beyan buyurur:

لَوْ أَنَّ لِابْنِ اٰدَمَ وَادِيًا مِنْ ذَهَبٍ أَحَبَّ أَنْ يَكُونَ لَهُ وَادِيَانِ وَلَنْ يَمْلَأَ فَاهُ إِلَّا التُّرَابُ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلَى مَنْ تَابَ
276