Günümüzde de, yeryüzünün değişik coğrafyalarına göç edip giden hicret kahramanları arasında çok önemli işler başarmış arkadaşlarınız olabilir. Fakat birilerinin kalkıp da safiyane düşüncelerle dahi olsa falan zata, filân kişiye değişik namlar, nişanlar takması, onlara farklı payeler yüklemesi, Gönüllüler Hareketi’ne yapılmış bir ihanet sayılır. Çünkü bu, yeni yeni hazımsızlık cephelerinin oluşumuna sebebiyet verme demektir. Sizin ölçülerinizden haberdar olmayan insanlar, bu mevzuda bâlâ-pervâzâne iddialarda bulunabilirler. Bu durum karşısında sizin kalkıp el âlemin ağzına fermuar vuracak hâliniz yok! Fakat siz iradenizle, kendi ağzınızı mübalâğalı ifadelerden, kendi dilinizi hamasi destanlardan koruyabilirsiniz. Bu mevzu, Gönüllüler Hareketi’nin geleceği adına bana çok önemli geliyor. Bu sebeple, umumi mânâda bu mevzuda sürekli tahşidat yapılması gerektiğine inanıyorum. Siz isterseniz buna bir “hizmet vecibesi” olarak da bakabilirsiniz.
“Hiç Ender Hiç” İmzası
Diğer yandan başka şeritlerde hizmet eden insanlarla bir araya gelip konuştuğunuzda, onların saygı duydukları insanlarla söze başlama, onların faziletlerini dile getirme ve onları takdirle yâd etme çok önemlidir. Çünkü siz saygı gösterirseniz, saygı görürsünüz. Fakat siz inhisar-ı fikre girer, sadece kendi mesleğinizin muhabbetiyle konuşup durursanız, muhatabınızla aradaki mesafeyi açmış ve bulunduğunuz daireyle alâkalı olumsuz tepkilere sebebiyet vermiş olursunuz. Oysaki mesleğinin sevgisiyle yaşayan, derin bir muhabbet ve aşkla ona bağlı olan ve içinde bulunduğu daireye karşı başkalarında da saygı ve alâka uyarmak isteyen bir insan, bunun, kendi dairesindeki insanları öne çıkarmakla mı yoksa başkalarını kabul etmek ve onlara saygı duymakla mı gerçekleşeceğini iyi hesap etmek zorundadır.