“Size idareci olarak tayin edilen insan, saçları üzüm gibi kıvırcık siyahî bir köle dahi olsa, yine de dinleyin ve itaat edin.”136 Zira muvaffakiyet, zafer, necat ve necah bundadır. Yoksa herkes kendi heva u hevesine göre bir beklentiye girerse, fesat ve bozguna sebebiyet verilmiş olur. O hâlde insan, fısk u fesada kapı açmama adına, içindeki makam ve mansıp sevdasına âdeta savaş açmalı ve kendisi için takdir edilen vazife ve konum her ne ise, ona kanaat etmesini bilmelidir.
130 Buhârî, îmân 39; Müslim, müsâkât 107.
131 Mâide sûresi, 5/47.
132 Bkz.: Buhârî, bed’ü’l-halk 16; Müslim, hacc 67, 68, 69, 70.
133 Bkz.: Bediüzzaman, İşârâtü’l-İ’câz s. 166.
134 Buhârî, ilim 8, salât 84; Müslim, selâm 26.
135 Bkz.: et-Taberî, Târîhu’l-ümem ve’l-mülûk 2/246; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk 2/50; Ali el-Müttakî, Kenzü’l-ummâl 10/258.
136 Buhârî, ahkâm 4; Müslim, imâret 37.