İçeriğe geç

Gerçi Allah’a sonsuz hamd olsun, ne yaparlarsa yapsınlar yine de Anadolu’nun samimi insanlarına tesir edemediler, çoklarının aklını bozamadılar. Bizzat kendilerinin yaptırdığı anketlerde halkın yüzde seksen beşinin yine diyalog ve eğitim hizmetlerine destek verdiğini gördüler. Halkımızın büyük bir çoğunluğu inanmadı yalan ve iftiralara. Meselâ; medya yoluyla ve bütün güçleriyle saldırdıkları günlerde, bir arkadaşımızın anlattığı şu misal ne zaman hatırlasam gözlerimi yaşartır: Demişti ki: “Eve giderken, önümde yürüyen bir genç kızla bir delikanlının konuşmalarına şahit oldum. Bu iki genç, dindar görünmüyorlardı, kılık kıyafet itibarıyla dinî hayata uzak gibi bir hâlleri vardı ve belli ki flört hâlinde idiler. Fakat kız diyordu ki: “Biliyor musun dün gece hiç uyuyamadım! O, hep “sevgi” diyen, sürekli hoşgörüye çağıran hoca var ya.. dün gece onun için neler dediler neler, bir sürü yalan söylediler. Evde hiçbirimiz uyuyamadık.” Delikanlı da onun sözlerine mukabele etti ve “Yazık ediyorlar millete!” dedi. Bu misal ve benzerlerinde gördüğüm toplumun o mevzudaki tavrı, benim için teselli ve inşirah kaynağı oldu.

213