İçeriğe geç

İnsanın mahiyetinde bulunan ve onun terakkisinde önemli bir yeri olan müspet duyguları insanın sağ tarafına, menfî duyguları da onun sol tarafına benzetebiliriz. Zannediyorum Kur’ân-ı Kerim’de yer alan: ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَۤائِلِهِمْ وَلَا تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ“Sonra elbette önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından, geleceğim ve onların çoğunu, şükredenler olarak bulmayacaksın.”196 âyet-i kerimesinde de bu hususa işaret edilmektedir. Evet, şeytan, insanın mahiyetindeki boşluklara bakınca ellerini ovuşturup âdeta şöyle demektedir: Onların önlerinden gelerek, ileriye matuf ümitlerini, Cennet’e giden yollardaki köprülerini yıkabilir ve onların yönlerini Cehennem’e çevirebilirim. Arkalarından gelerek geçmişlerini hep bir mezar-ı ekber suretinde gösterip onlara baba ve dedelerini inkâr ettirerek hayatlarının sanki kendileriyle başladığı kuruntusunu verebilirim. Sağdan yaklaşarak hayırlı işler yaparken bile onları aldatır, yapmış oldukları amellerini riya ve süm’a ile kirletirim. Allah’ı, Peygamber’i anlatırken veya ellerine kalemi aldıkları zaman onlara kendilerini ifade ettirir, kendilerini nazara verdirir ve sürekli “ben” mülâhazalarıyla temiz ve güzel işlerini kirletmek suretiyle onların canlarına okurum. Ve nihayet onların sollarından gelerek haramları güzel gösterir, altın tepsiler içinde onlara zehirli bal sunar ve yoldan çıkarırım.

242