İçeriğe geç

Bu açıdan insan öncelikle kabiliyet ve zaaflarıyla, meziyet ve boşluklarıyla kendini çok iyi okuyup tanımalı ve sahip olduğu bir kısım menfî duyguları terakkisi adına bir yükselme rampası olarak görmelidir. Zira insan sahip olduğu bu kötü duyguları kontrol altına alıp aştığı ve onların yüzünü hayra çevirebildiği takdirde, içindeki Cennet çekirdeği neşv ü nema bulmaya başlayacaktır. Kalbde kurulan o Cennet-misal hayat ise, bu dünyayı Cennet’e uzanan bir koridor hâline getirecektir. Artık siz böyle bir dünyanın her faslında, her lahzasında ve her maktaında bir kere daha Cennet’i duyabilir; duyup onun sonsuz güzelliklerini daha buradayken zevk ve müşahede edebilirsiniz. Bu hakikati şu şekilde de ifade edebiliriz: İnsanın mahiyetinde bulunan müspet duygular işlettirildiği takdirde doğrudan doğruya onun terakkisine vesiledir. Negatif gibi görünen nüveler ise teyakkuz, temkin ve Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmek suretiyle baskı altına alındığı ve negatif tesirlerinden uzak durulduğu takdirde, onlar da Allah’ın ayrı bir ihsanına vesile olur. Başka bir ifadeyle, sizin onlara karşı tavır almanız, kararlı ve dik duruşunuz Allah indinde ibadet hâlini alacaktır. Mesela namaz, insanı yükselten, onu arş-ı kemalât-ı insaniyeye îlâ eden çok önemli bir ibadettir. Aynı şekilde cismanî arzular karşısında başkaldırma da en azından onun kadar önemli bir ibadettir. Cenâb-ı Hak: وَأَمَّامَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰى۝فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰى“Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış bulunan kimsenin varacağı yer, şüphesiz Cennet’tir.”195 buyurmak suretiyle bu hakikate işarette bulunmuştur. Bu açıdan bir kez daha ifade edelim ki, zâhirî yönleri itibarıyla negatif gibi görünen bu duygular, zapturapt altına alınır ve hayra tevcih edilirse insanın Cennet’e girmesinin en önemli vesilelerinden biri olabilir.

240