Önemli olan, maruz kalınan ağır imtihanları rıza ve sabırla karşılayabilmek ve âhirete alacaklı gidebilmektir. Bazen şeytan, “Biz bugüne kadar hiçbir ödül beklemeden, adanmışlık ruhuyla sürekli koşturduk, malımızdan ve canımızdan fedakârlıkta bulunduk. Karşılığı bu mu olmalıydı!” şeklinde aklımıza farklı düşünceler getirerek bizi şikâyete sevk edebilir. Allah karşısında, kulluk şuuruyla bağdaşmayan bu tür düşüncelere girmemenin yolu; bizim için birer rehber ve rehnümâ (kılavuz) olan peygamberlerin hayatına bakmak, onlara iktida etmek, onların peşinden gitmektir. Şunu unutmamalıyız ki; Allah’ın en çok sevdiği kullarının en ağır imtihanlara uğraması, kadimden bu yana devam edegelen bir âdet-i ilâhiyedir, yani Allah’ın değişmeyen bir kanunudur. Kur’ân’da anlatılan peygamber kıssalarına bakılacak olursa onların, imtihanların en ağırına maruz kaldıkları ve bütün bu imtihanları sabır ve rızayla göğüsledikleri görülür. Allah, bizleri de onların yoluna tâbi olan babayiğitlerden eylesin!
94 Bediüzzaman, Mektubat, s.532 (Hakikat Çekirdekleri).
95 Bakara sûresi, 2/216.