Bu açıdan insan her sabah güne uyanırken ter ü taze bir imanla o güne başlamaya azmetmelidir. Daha doğrusu her gününü imanda daha bir derinleşmek suretiyle canlandırmalı, hayattar hâle getirmelidir. İmanı arttıkça, “Allah’ım, nasıl olmuş da ben dün Seni böyle duyamamışım!” demelidir. Mâbud-u bi’l-hak ve Maksûd-u bi’l-istihkak olarak sadece O’nu görmelidir. Duyduğu, gördüğü her şeyi analiz ve sentezlere tâbi tutarak onlardan yepyeni komprimeler çıkarmalı, yeni formüllere ulaşmalıdır. Hazreti Pîr’in yaklaşımıyla bir “Hel min mezîd” kahramanı olarak uğradığı her menzilde dağarcığını doldurmaya çalışmalı ve oradan başka bir menzile geçmelidir. Doyma bilmeyen bir arzuyla sürekli kanatları gergin hep yukarılara daha yukarılara daha yukarılara yükselmelidir.
36 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/68, 71.
37 Taberî, Câmiu’l-beyan, 15/26; el-Mu’cemü’l-kebîr, 10/89; Deylemî, el-Müsned, 2/400.
38 Nisâ sûresi, 4/136.
39 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/359; Abd İbn Humeyd, el-Müsned s. 417.