İçeriğe geç

Nefse böyle bakmış erbab-ı hakikat, onu böyle görmüş ashab-ı hikmet. Zaten Mâlikü’l-Mülk öyle dilemişse, artık orada bütün sebepler lâl kesilir. O, “yok”a varlık külahı giydirmişse, “hiç”in her şey olmasını niye yadırgayalım ki! O isterse damlayı derya yapar; isterse zerreyi güneşe döndürür ve yokta bin türlü varlık cilvesi gösterir; gösterir ve hiç olmayacaklara da sultanlıklar bahşeder.

اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي أَسْأَلُكَ نَفْسًا بِكَ مُطْمَئِنَّةً، تُؤْمِنُ بِلِقَاءِكَ وَتَرْضٰى بِقَضَاءِكَ وَتَقْنَعُ بِعَطَاءِكَ.
وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى أَكْمَلِ الرُّوحِ وَأَتَمِّه۪ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ حَب۪يبِكَ وَاٰلِه۪ وَأَصْحَابِهِ الْمَحْبُوب۪ينَ عِنْدَكَ.
247