ç. Herkes bir iş görürken, O da iştirak ederek, onlarla beraber olmaya çalışır;20
d. Ayakkabılarını tamir eder, elbisesini yamar, koyun sağar, hayvanlara yem verir;21
e. Sofraya hizmetçisiyle beraber oturur;22
f. Meclisini her zaman fakirlere açık tutar;23
g. Dul24 ve yetimleri görür-gözetir;25
h. Hastaları ziyaret eder, cenazelerde hazır bulunur ve kölelerin davetine icabet ederdi…26
Allah Resûlü’nden Hz. Ömer’e, ondan Ömer b. Abdülaziz’e, ondan da dünya kadar evliyâ, asfiyâ, ebrâr, mukarrabîn ve çağın devâsâ gönül erlerine kadar, binler-yüzbinler hep aynı çizgide: “Büyüklerde büyüklük alâmeti tevazu ve mahviyet, küçüklerde küçüklük emaresi de kibir ve enaniyettir.” demiş, ilk mevhibelerini yitirmemiş olanlara insan-ı kâmil olma yolunu göstermiş ve hep tevazuu yeğlemişlerdir.
Gerçek tevazu; Hakk’ın büyüklük ve sonsuzluğu karşısında, sıfır-sonsuz nisbetlerine göre insanın kendi yerini belirleyip, bu düşünce ve bu tesbiti benliğine tam mâl etmesinden ibarettir. Bu anlayış tabiatına işlemiş ve bu işleyişle ikinci fıtrata ulaşmış olgun insanlar, halkla münasebetlerinde mütevazi, mahviyet içinde ve olabildiğince de dengelidirler. Evet, Allah’a karşı yer ve konumunu belirlemiş olanlar, dinî hayatlarında da, halkla münasebetlerinde de, hususî murakabelerinde de hep muvazene içindedirler.
1. Dine karşı tevazu ve mahviyet içindedirler; onun ne menkulüyle ne de mâkulüyle hiçbir çelişkileri yoktur. Kur’ân-ı Kerim’in beyanât-ı neyyiresi, sünnet-i sahiha ve hasene ile sabit olan her hususa karşı teslimiyet ve iz’an içinde bulunurlar. Resûlullah tarafından tebliğ edilen, bilhassa temsil edildiği bilinen hiçbir meseleye, akla, kıyasa, zevke, siyasete –aslında, dinin ruhunda müstakim akla, sahih kıyasa, selim zevke, şer’î siyasete aykırı hiçbir mevzu yoktur– muhalif görseler bile karşı çıkmazlar.
Dipnotlar
- 20 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/381; İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ 2/66.
- 21 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/256; et-Tirmizî, eş-Şemâil s.283.
- 22 Buhârî, et’ime 55; Müslim, eymân 42.
- 23 el-Gazzâlî, İhyâu ulûmi’d-dîn 2/363; el-Übşeyhî, el-Müstatraf 1/257.
- 24 Buhârî, nafakât 1, edeb 25; Müslim, zühd 41.
- 25 Buhârî, talâk 25; Müslim, zühd 42.
- 26 Tirmizî, cenâiz 32; İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ 1/370.