laştığı görülür: Her ferdin Allah’a karşı yerine getirmesi gereken kulluk vazifesi ve zamana ve şartlara göre eda edilmesi gereken i’lâ-yı kelimetullah davası. Biraz daha açacak olursak, muhterem müellif birçok eserinde bizlere Rabbimizi tanıtmış, Zat-ı Ulûhiyet’e karşı ortaya koymamız gereken saygı ve edebi öğretmiş, O’na yakınlaşma yollarını göstermiş, iman ve yakin üzerinde durmuş ve manevî terakki adına yapılması gerekenleri talim etmiştir. Ardından da gönülden inandığımız Rabbimizi ve sahip olduğumuz değerlerimizi başkalarına anlatmanın nasıl hayatî bir vazife olduğu ve bu vazife eda edilirken devrin şartlarına göre nasıl bir usul ve üslup takip edilmesi gerektiği üzerinde durmuştur.Muhterem müellif, Kırık Testi serisinin 20. kitabı olarak neşredilen bu eserde de yoğun olarak bu iki konu üzerinde durmaktadır. “Maiyyet-i Cânân”, “Kulun Allah’a En Yakın Olduğu An”, “Nimeti Hakiki Sahibine Verme”, “Üns Billah”, “Günah ve Tevbe”, “Maiyyet ve Kurbet Ufku”, “Kibir Marazı”, “Yitik Cennetimiz: Kulluk Şuuru”, “Enaniyetten Sıyrılma”, “Din Muameledir”, “Muhasebe ve İstiğfar”, “Kendini İfade Etme Zaafı” gibi makaleler Allah karşısında sergilenmesi gereken doğru kulluk tavrını bizlere talim eder. “Bize Yapılanlar ve Bizim Yapmamız Gerekenler”, “Tebliğde Üslup Problemi”, “Dirilişin Esasları”, “Yaşatma İdealinin Temsilcileri”, “Sahabenin Tebliğ Aşkı”, “Cebrî Hicret ve Cihad”, “Tarih Şuuru ve Geleceğin İnşası”, “Sistem Körlüğü”, “Vazifeye Devam”, “Dine Dokunan Musibet”, “Öndekilerin Sorumluluğu ve Meşveret” gibi yazılar ise i’lâ-yı kelimetullah davasının önemi ve metodu üzerinde durur.Elinizde tuttuğunuz eser bu konuların yanı sıra Hâbil ile Kâbil kıssasından alınması gereken dersleri nazara vermiş, günümüz dünyasında fıkıh alanında yapılması gereken çalışmalar üzerinde durmuş, ümmet-i Muhammed olarak Allah Resûlü’ne karşı yerine getirmemiz gereken vazifelere vurgu yapmış, dinde kolaylığın esas olmasının ne anlama geldiğini izah etmiş, Müslümanların başkaları üzerinde mahalle baskısı oluşturacaklarına yönelik eleş-