İçeriğe geç

muhkemata bağlı kalmak şartıyla sürekli yeni arayışlara ve yenilik peşinde olunmasına ihtiyaç vardır.Aslında hazır, sağlam, tutarlı bir sistemin varlığı çok önemlidir. Olması gereken, onun çok iyi değerlendirilmesi, sürekli tahlil ve terkiplerle (analiz ve sentezlerle) yeni şeylerin üretilmesidir. İnsan çok iyi bildiği konularda bile “Acaba?” demeyi, en doğru bildiği hususları bile sorgulamayı ihmal etmemeli. Yerinde, yerçekimi gibi kadimden bu yana kabul edilen tabiat kanunlarını bile yeniden gözden geçirebilmeli. Zira beşerin tespitlerinde her zaman eksikler ve hatalar bulunabilir. Bunları kesin doğru olarak kabul eder ve zihnî birer sabite hâline getirirsek kendi elimizi, kolumuzu kendi kendimize bağlamış, zihnimizi felç etmiş ve yeniliklere açılmanın önemli bir unsuru olan hür düşüncenin önüne set çekmiş oluruz. İnsan, muhkem vahiy hükümlerinin dışında hiçbir şeyin hür düşüncenin önünde engel oluşturmasına müsaade etmemeli ve her zaman yeni fikirlere, yeni buluşlara, yeni gelişmelere açık yaşamalıdır.Burada şu hususları da hatırlatma lüzumu duyuyorum: Değişim ve yenilenme, fıtrî ve tabiî bir şekilde gerçekleşmelidir. Bu konuda ihtiyaçlar belirleyici olmalıdır. Nelerin değişip nelerin yerinde bırakılacağı çok iyi tespit edilmelidir. İlle de yeni bir şeyler yapacağım diye tekellüflere, lüks ve fantezilere girilmemelidir. İspat-ı nefs adına başkalarının yaptıkları güzel şeyler tahrip edilmemeli, aykırılıklara gidilmemelidir. Alternatif projeler geliştirmeden mevcutlar yıkılmamalı, sırf baş kaldırma saikiyle hiç gereği yokken işleyen sistemlere karşı konulmamalıdır. Aksi takdirde sistem körlüğüne düşmeyelim derken daha büyük çarpıklıklara, kargaşalara yol açılmış olur.

65