vermiyorum. Allah Resûlü’nün böyle davrandığı bir noktada siz de kendinize böyle bakarsanız, Allah Teâlâ’nın size bakışı o zaviyeden olur. Her zaman bir arınma, temizlenme, pir ü pak olma mülahazası içinde yaşarsanız, Cenab-ı Hak sizi muhafaza buyurur, üzerinize günahın tozunu dahi kondurmaz.“Kim Allah içinse, Allah da onun içindir.” Yani kim kendini Allah’a adamışsa, Allah deyip oturuyor, Allah deyip kalkıyor, hep Allah’ı düşünüp O’nunla ilgili mülahazaları heceliyor ve daima bunlarla geceliyorsa, Allah da katiyen onu yalnız bırakmaz, inayet ve riayetini onun üzerinden eksik etmez. Bu sebepledir ki dualarımızda, “Allahumme kün lena velâ tekün aleynâ!” diyoruz. Yani Allah’ım bizim lehimize tecellilerini gönder ve bize teveccühte bulun, aleyhimize olma!Bir mümine düşen vazife, hayatının her karesinde Allah’la münasebet açısından nerede durduğunu bilmek ve hayatını bir muhasebe insanı olarak geçirmektir. Nitekim hesabınızı burada görürseniz, âhirete hesabı görülmüş olarak gidersiniz. Elinize özel bir pasaport verilir, hesap sorulmadan “geç” denilir ve siz de berzahı aşar, mahşeri geçer, sırattan uçar, Cennet’e girer ve rü’yet ü rıdvana kavuşursunuz. Bunun içindir ki Hz. Faruk-u Azam, “Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekiniz!”166 der.Hayatınızı hesaplı yaşar, sürekli nefsinizle yaka paça olur, vaktinizi hep tefekkür, tezekkür ve tedebbürle geçirirseniz, bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün Cenab-ı Hakk’ın rızasına nail olursunuz. Kendi muhasebenizi yapmazsanız, başkalarının hesabıyla meşgul olursunuz. Daha doğrusu şeytan sizi başkalarıyla meşgul eder. Dolayısıyla bir türlü ulaşmanız gerekli olan yere varamazsınız. Manevî dünyanız adına darmadağınık bir hayat yaşamasanız da başkalarının eğri büğrü oluşlarıyla uğraştığınızdan dolayı bir türlü derlenip toparlanamazsınız.