İçeriğe geç

Münafık, Müşrikten Daha Tehlikelidir

Bazı kimselerde kibirle birlikte nifak marazı bulunur. Bunlar zaten birbirini besleyip büyüten şeylerdir. İşte en tehlikelisi de camiye geldiği, Müslümanlardan biri gibi göründüğü hâlde gerçekte dine, diyanete düşmanlık yapan insanlardır. Çünkü bunları gerçek yüzleriyle tanıyabilmek çok zordur. Aynı safta omuz omuza durduğunuz, birlikte secdeye gittiğiniz, beraber Kâbe’yi tavaf ettiğiniz bir insan hakkında suizan etmezsiniz. Dolayısıyla kolaylıkla aldanırsınız. Mekke’de Allah Resûlü’nün karşısına dikilen Ebû Cehiller, Utbeler, Şeybeler, İbn Ebî Muaytlar vardı. Fakat Medine’de bütün bunları unutturacak öyle birisi vardı ki o, belki hepsinden daha tehlikeliydi: Münafıkların başı Abdullah b. Übey b. Selül! O da diğer sahabeyle birlikte camiye geliyordu. Müslümanlar ne diyorsa o da aynısını diyordu. Dudaklarından dökülen kelimelerin kalbinin sesi, soluğu olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? Peygamber fetaneti lazımdı ki bu gibileri gerçek yüzleriyle tanıyabilsin. Çünkü bunlar kendilerini çok iyi kamufle ediyorlardı. Gerçekte şeytan oldukları hâlde kendilerini melek gibi gösteriyorlardı. Bu yüzden sahabeden bile niceleri onlara inanıyordu. Müminlerin aleyhine takındıkları tavırlardan ötürü biri münafıkların üzerine yürüdüğünde, “Mümin bir kardeşimize nasıl bunu yaparsınız?” diyerek onları koruyorlardı.Maalesef çağımızda da hem kibir hem de nifak başını almış gidiyor. Hz. Pîr bu çağa süfyaniyet çağı diyor. Onun da değişik merhaleleri vardır. Bunun ne zaman biteceğini kestirmek de mümkün değildir. Hakiki müminler gözlerini açacakları, hakkı bâtıldan tefrik edecekleri âna kadar süfyaniyetin değişik fasılları yaşanmaya devam edecektir. Nifak şebekesi, saf Müslümanları arkalarına alıp istediği yere sürükleyecek ve onlara istediklerini yaptıracaktır. Tabii bu arada nice nesil heder olup gidecektir. İşte bu sebepledir ki en çok ihtiyacını duyduğumuz insan, tevazu ve

152