İçeriğe geç

Sahîheyn’de (Buhârî-Müslim) geçen bir hadislerinde de Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu mânâyı şöyle

ifade eder: اَلْمُؤْ مِنُ لِلْمُؤْ مِنِ كالْبُنْيانِ يَشُ دُّ بَعْضُ هُ بَعْضً اMüminin diğer müminlerle münasebeti, bir binanın taşlarının münasebetine benzer; birbirlerine destek verirler.”117

Evet, böyle güçlü bir kenetlenmeden kuvvet doğar; baş başa verip birlikte hareket eden insanlar, şahsî güç ve kuvvetlerinin çok üzerinde başarılara imza atabilirler. Buna mukabil tek başına hareket eden, başkalarına itibar etmeden kendi imkânlarıyla bir şeyler yapmaya çalışan kimseler kısmen muvaffak olsalar da onların bu başarıları devamlı ve geniş tesirli olmayacaktır. İşte bu kabiliyetler başka kabiliyetlerle ele ele verir, sahip oldukları istidat ve kabiliyetleri, güç ve imkânları bir araya getirir ve aynı hedefe doğru hareket ederlerse nice zorlukların üstesinden gelebilir, aşılmaz zannedilen tepeleri aşabilirler. Tarih, bunun örnekleriyle doludur.Böyle bir kenetlenme, hem bizim kuvve-i maneviyemizi takviye edecek, düşmeden, dağılmadan geleceğe yürümemizi sağlayacak hem de başkaları için bir çekim gücü oluşturacak, atmosferimizi bir cazibe merkezi hâline getirecektir. Pek çok insanın aynı duygu ve düşünce etrafında bir araya gelip birbiriyle kenetlenmesi başkalarının da dikkatini celbedecek, özellikle kitle ruh hâletiyle hareket eden kimseleri kendine çekecektir. Her şeyden önemlisi böyle bir kenetlenme, âyetin ifadesiyle, ilahî muhabbeti, o da ilahî inayeti celbeder. Efendimiz (sallallâhu aleyhi

ve sellem) bir başka hadislerinde şöyle buyurmuştur: َ يَدُ اهللِ مَعالْجَمَاعَةِAllah’ın rahmet ve inayet eli cemaat ile beraberdir.”118 Cenab-ı Hak yardım ve inayetini şart-ı âdi planında bizim kenetlenmemize bağlamışsa, böyle bir kenetlenme sağlanamadığı takdirde o yardımdan mahrum kalınacak demektir. Ancak kenetlendiğimizde ilahî inayet bizi kuşatır. Ayrıca O’nun inayeti

175