İçeriğe geç

çıkıp Allah’ı anlatacak olsalar, asıl dertleri, O’nu ne kadar güzel anlattıklarını cemaate göstermek olur. Hatta bağırmaları, ellerini kürsüye vurmaları bile kendilerini ifade etmek içindir. Hayat tarzlarıyla, bindikleri arabalarla, yaşadıkları evlerle, kullandıkları eşyalarla da hep kendilerini ön plana çıkarmaya çalışırlar. Bunları yaparken kibirlerine ve riyakârlıklarına kılıf bulmayı da ihmal etmezler. Bazen sun’î tevazu gösterir bazen de bu iç hastalıklarını estağfirullahlarla gizlemeye çalışırlar.Bu ruh illetine maruz hastalar, başkalarının hep kendilerinden bahsetmesini isterler. Kendilerini ifade etmeyi yeterli bulmayan bu hasta ruhlar, sürekli onların borazanlığını yapacak, sürekli onlardan bahsedecek birilerini yanlarında isterler, konumları el veriyorsa bunun için müesseseler bile tesis ederler. Konuşulan bir sözde, yazılan bir yazıda, telif edilen bir kitapta onlardan söz edilmiyorsa bunların hiçbiri onlarca bir önem arz etmez.Bu illetle malul zavallılar, aynı zamanda hasetçi ve kıskanç tiplerdir. Başkalarının faziletlerinin konuşulmasından, öne çıkarılmasından fevkalade rahatsız olurlar. Birileriyle yan yana geldiklerinde riyakârlık yapıp onları övseler de arkadan onların kuyusunu kazar, onları devirmek için ellerinden geleni yaparlar. Bu tipler kendi büyüklüklerini ifade adına sürekli başkalarının ayıp ve kusurlarıyla meşgul olurlar. Çevrelerinde devamlı çukur kazarlar ki kendileri yüksekte görünsün. Bütün bunlar, insana kaybettiren, insanı helaket ve felakete sürükleyen tavırlardır. Bu tür kimselerde mesâvî-i ahlak (ahlakî kötülük) adına ne arasanız bulabilirsiniz.

Kendini Sıfırlama ve Temrinatla Ruh-İrade Terbiyesi

İnsanın övündüğü, kendini anlatma istikametinde kullandığı her ne varsa hepsi Allah’tandır. İnsan kariyer de yapsa, ilim irfan sahibi de olsa, mal mülk de edinse, farklı maharetlere de

227