vurulan zincirlerle Cehennem’e götürülen bir insanın yeniden kabrinden kalkmasının onun için ifade ettiği şey nedir? İşte bu yönüyle diriliş burada başlar. Burada ruhlarının âbidesini ikame etmek suretiyle mecazî bir dirilişe mazhar olanlar, onu hakikatiyle âhirette yaşayacaklardır. Allah bizi öyle bir ba’su ba’de’l-mevte (dirilişe) mazhar kılsın ve öbür tarafta da gerçek dirilişin neşvesini yaşayacağımız bir hayata uyandırsın!Hz. Pîr-i Mugân Şem-i Tâbân, “Cismaniyetten çık, hayvaniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına yüksel!”85 şeklindeki sözleriyle dünyadaki bu dirilişin yolunu gösteriyor. Çokları, bu dünyada nefsî arzularının peşinde, cismaniyet yörüngeli bir hayat yaşıyor. Yeme, içme, yatma, gezip eğlenme gibi duygularla oturup kalkıyor. Yani pek çoğunun gözü dünyada. Âdeta insan, ölümsüzmüş gibi dünyadan kâm almak istiyor. Elde ettikleriyle yetinmiyor ve sürekli “daha daha” diyor. Gözünü, bolluk ve nimet içinde yaşayan kimselere dikiyor ve “Ben niçin bu güzelliklerden mahrum kalayım ki!” diyor. Lüks ve şatafat içinde bir hayat yaşamayı arzuluyor. Bunun adı ‘dünyaperestlik’tir. Ondan kurtulamayanın bir dirilişe mazhar olması mümkün değildir. İşte bu sebepledir ki Bediüzzaman Hazretleri bizlere kalb ve ruh ufkunda bir hayat yaşamanın yolunu gösteriyor.Kalb ve ruh ufkuna yükselen insan, orada çok farklı ve geniş bir dünya ile karşılaşacaktır. Allah’ın kendisiyle yaptığı anlaşmayı hatırlayacak, “kalûbela” sırrını anlayacaktır. Başkaları, böyle bir aht ü misaktan haberlerinin olmadığını söyleyedursunlar, o Cenab-ı Hakk’ın “elestü birabbiküm” (Ben sizin rabbiniz değil miyim?) sorusunu da, kendisinin buna verdiği “belâ” (Evet, Rabbimizsin.) cevabını da vicdanında duyacaktır. Hâdiselere daha geniş bir perspektifle bakacak, onları daha bütüncül bir nazarla değerlendirecek, tığını sebep-sonuç arasında oynatmak suretiyle çok farklı gergefler örecek ve böylece o, ayrı bir enginliğe ulaşacak,
Dipnotlar
- Bediüzzaman, Lem’alar, s.170 (On Yedinci Lem’a, On Dördüncü Nota, Dördüncü Remiz)