Hidayeti de dalâleti de, sevabı da günahı da yaratan Allah’tır.6Hidayet ve dalâlete, sevaba ve günaha sevk etme ve bunları yaratma on tonluk bir yükse, bunların yaratılması tamamen Allah’a ait olup, kula düşen gramla ifade edilebilecek bir miktar, ama neticesi büyük bir miktardır. İnsan cami, mescit veya Allah evlerinden birine gelme istek ve niyeti taşıyıp, o yönde bir tercih ve meyil ortaya koyduğunda, Allah (celle celâluhu) da onu arzu ettiği o büyük ve mühim neticeye götürür. Bir sohbet dinlemesi ya da temiz bir arkadaşın dizi dibinde Allah (celle celâluhu) hakkında malumat edinmesi, hidayete sevkine bir vesile olabilir; çünkü düğmeye dokunmuştur artık. Öte yandan, meyhaneye gitme niyeti içinde yolu veya meyli o yöne olan bir insanı da Allah (celle celâluhu) dalâlete sevk edip, o yolda batırabilir, ama dilerse batırmayabilir de. Allah (celle celâluhu) ve Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) hakkında sarf edilen çirkin bir söz, Allah’ın (celle celâluhu) Mudill (dalâlete götüren) isminin tokmağına dokunmak olabilir ve niyetine göre ona cevap verilince de haksızlık yapılmış olmaz. Kısaca, hidayet ve dalâlet yollarından birini tercih eden insan, tercih edip yöneldiği yolun encamına ve neticesine vardırılır; vardıran Allah (celle celâluhu), varan ve varmaya meyleden kuldur.. ve amelinin cinsine göre de öbür âlemde ceza veya mükâfat görecektir.
c. Kader, sebeple müsebbebe bir bakar; iradenin elinde bulunan malzeme ve vasıtalar da Kader Kitabı’nda yazılıdır
Dipnotlar
- 6 Bkz.: İbrahim sûresi, 14/4.