İçeriğe geç

Bir arkadaşımız, “29.01.1989 günü Alman televizyonu ARD’nin birinci kanalında neşredilen bir medyumun gösterisine şahit oldum.” diyor ve şunları anlatıyor: “Son derece büyük bir salon ve müzeyyen masalarda sosyeteden insanlar. Sahnede, gözü siyah bir bant ile bağlanmış bir kadın ve yardımcısı bir erkek; ikisinin elinde de mikrofon var. Medyum bir sandalyeye oturmuş; yardımcısı ise salonda masalar arasında dolaşıp herkesin yanına varıyor ve üzerlerinde bulunan eşyayı, masadaki yiyecekleri ve daha başka şeyleri mikrofonla onlara soruyor; medyum da, uzakta bulunmasına ve gözleri bağlı olmasına rağmen, sorulanların cevaplarını en ince teferruatına kadar tarif ediyordu. Meselâ adam, salonun öbür ucunda bir masanın başına geçip, “Bu masada ne var?” diyor ve kadın, başlıyor saymaya: “Kırmızı, burmalı kristal bir tabak içinde bir mum… Yanında şöyle şöyle bir tabak ve içinde şu yiyecek; sonra şu, sonra şu..” Yardımcısı, bir izleyicinin elindeki anahtarı alıp “Bu ne?” diye soruyor; medyum, belirttiğimiz gibi gözleri bağlı ve arada en az 100-150 metre var; “Bir Wolkswagen anahtarı” diyor. Hayret, bu kadar mesafeden hem de küçük bir anahtarı, ne anahtarı olduğunu bilecek kadar görebiliyor. Adam, eline küçük bir el çantası alıyor, arkası da kadına dönük ve uzakta. Soruyor, “Bu ne?” “Üzerinde dört pırlanta bulunan, siyah renkli ve içinde şu şu malzemeler olan bir çanta.” diye cevap alıyor; çantayı açtıklarında, gerçekten aynı şeyler görülüyor.”

114