İçeriğe geç

Zerrelerden gezegenlere kadar herşeyin, Allah’ın emirlerini dinlemeleri ve O’nun emirlerine amade oluşlarını müşahade için kâinata baktığınızda da, O Kumandan-ı Ekmel’in, O Kumandan-ı Ekber’in, adeta, ordularına İleri Marş! emrini verişi gibi, zerrelere Yürüyün! dediğinde yürüdüklerini, kürelere İleri! dediğinde hareket ettiklerini ve herşeye istediği nizamı verdiğini göreceksiniz.

İşte bunları müşahade ederek, ilminiz ve aklınızı kullanıp tefekkür ederek, kâinatın Kumandan-ı Ekmel’ini bulduğunuz an, siz de: Ey büyük kumandan! Seni tanımaya, azametine uygun kulluk yapmaya geldim diyecek, secdeye kapanacak, O’nun büyüklüğünü ve kendi küçüklüğünüzü idrak ederek kulluğun tadına varacak, sermest olacaksınız.

TEFEKKÜR: İLMİN TEBESSÜM EDEN YÜZÜNDE ALLAH’I GÖREBİLMEKTİR

Materyalistlerin, Allah’ı inkar için kullandıkları ilim, bilakis O’nu tanımak ve bilmek için şarttır. İlim, Allah’ın varlığını ve birliğini isbat edip basiretsizlerin gözlerindeki perdeyi yırtmak için bir dayanaktır.

İlmin hangi yönüne bakarsanız bakın, onun mütebessim çehresinde Allah’ı göreceksiniz. O bakış ve görüşle arzu, iştiyak ve hahişkârlık içinde araştırmalara yöneleceksiniz. Labaratuarların içine girip ilmin dekaikine vakıf oldukça da, Cenâb-ı Hakk’a ait ma’nâları yakalayacaksınız. Her hücrede hayat çekirdeğini bulduğunuz gibi, Allah’a ait ma’na çekirdeklerini de bulacaksınız. Îmanınız ve yakîniniz ile araştırma şevkiniz artacak, ilmî ve teknolojik seviyeniz yükselecek, yeni yeni merhaleler kat’edeceksiniz.

Allah hakkındaki kanatları sağlam ve tefekkür dairesi geniş olanlar, ahiret nimetlerinden de en fazla istifade edip, Cennet’teki layezel cilvelere ve ra’şelere en çok mazhar olanlar olacaktır. Allah’ın mütemadî tecellilerine ve değişik nimetlerinin akıp-gelişine; hayatının her lahzasında değişik mütalaalar ile tefekkür edip, Kâinat Kitabı’nın değişik sayfalarını mütalaa eden insanlar mazhar olacaktır.

17