ru olmadığını anlattım. Bu, onun hiç beklemediği ve şaşırdığı bir cevap olsa da inkâr edilemez bir gerçekti. Hâlbuki yapılan kötülüklere mukabelede bulunurken biz, bize yakışan şekilde davranmalı, mümine yakışır bir mücadele tavrı geliştirmeliydik. Aksi takdirde yapılan yanlışlıklar yeryüzündeki tüm Müslümanları zor bir durumda bırakmaktadır. Çünkü bu tür hareketler belli odakların eline Müslümanlar aleyhine kullanacakları malzeme vermektedir. Yapılması gerekli olan şey ise üslubumuzu namusumuz bilerek dinin temel esaslarına bağlılık içinde saldırıları bertaraf etmektir.
Vahşet İrtikâp Edenlerin Müslümanlıktan Nasibi Yoktur
Sertlikle ve kaba kuvvetle, şiddet ve hiddetle dinin sevdirildiği, insanların İslam’a ısındırıldığı nerede görülmüştür? Bildiğiniz üzere dinin tarifi yapılırken şu ifadelere yer verilir: ِ َاَلِّد�ِ يُنُ َوَ ْضْ ٌعٌ إٰلِٰهٌِّيٌ َسَ اِئٌِقٌ ِلَِذَِوِ ي اْلُْعُُقُوِلِ ِبِاْخْ ِتَِيَاِرِِهُِمُ اْلَْمَْحْ ُمُوِدِ إَلَى اْلَْخَْيِْرِ ِبِالَّذَاِت“Din, Allah tarafından vazedilmiş öyle bir sistemler mecmuasıdır ki akıl sahiplerini bizzat kendi hür iradeleriyle hayra sevk eder.”64Bana göre din adına yapılan böyle bir tarif en ileri demokrasilerden bile daha ileri bir mülahazadır. Çünkü insanın iradesini esas almakta, onu kendi hür iradesiyle baş başa bırakmaktadır. İslam’a göre insan, yaratılışı itibarıyla kerimdir, kadirşinastır. Din doğru temsil edilebilir ve onun, insanın geleceği adına vadettiği güzellikler ortaya konulabilirse insanlar zaten tercihlerini o istikamette kullanacaklardır.
Evet, eğer siz dinin güzelliklerini gösterir, sevdirir ve içlerde ona karşı bir iştiyak hâsıl ederseniz insanlar da hür iradeleriyle onu seçerler. İsteyen, istediği dini seçme hürriyetine sahiptir. Önemli olan temsilin güzelliğidir. Bildiğiniz gibi İnsanlığın İftihar Tablosu’nun
Dipnotlar
- Abdülaziz el-Buhârî, Keşfü’l-esrâr, 1/13.