İçeriğe geç
26. Bölüm

Gayret-i Diniye ve Hırs

GAYRET-İ DİNİYE VE HIRS

Soru: Gayret-i diniye ve hırsı bazen birbirine karıştırabiliyoruz. Bu iki kavramın izahını lütfeder misiniz?

Cevap:  Hırs, bir şeyi aşırı arzu etme, ısrarla isteme, doyma bilmeme, açgözlülük yapma, kaderin takdirine razı olmama, kendi tercih ve takdirini ilahi tercih ve takdirin önüne geçirme gibi anlamlara gelir ve tûl-i emel (sonu gelmeyen arzular) ve tevehhüm-ü ebediyet (sonsuza kadar yaşayacakmış gibi düşünme) gibi duygulardan beslenir. İnsan, farklı şeylere karşı hırs duyabilir ve bunları elde etmeyi şiddetle arzu edebilir. Ancak şiddetli arzu, dikkat edilmezse, aklı perdeler, mantık ve muhakemeyi bastırır ve böylece insanı ölçüsüzce hareketlere sevk eder. Devam eden bu durum, başarısızlıklara yol açar, ardından zarar ve ziyan getirir. Bediüzzaman Hazretleri bu durumu ifade etme sadedinde hırsın hasarete sebep olduğunu belirtir.Her insanda, şiddeti ve derecesi farklı olsa da hırs vardır. Önemli olan, bu duyguyu iradeyle kontrol altına alabilme, doğru bir zemine oturtma ve hayra yönlendirmedir. Hayatın akışı içinde zaman zaman hırsı tetikleyen durumlar ortaya çıksa da insan, mantık ve iradesiyle duygularına hâkim olup kendini aşmasını bilmelidir. Zira mümin için dini adına en önemli

170