İçeriğe geç

Bu asra doğru gelinirken, bütün ilim mahfillerine, varlık ve insana ait, o güne kadar kabul edilen bütün değerlerin tasfiyeye tâbi tutulacağı düşüncesi hâkimdi. Aklın her şeyi aydınlatacağı, ilmin, varlık ve eşya ile alâkalı topyekün tıkanıklıkları açacağı, fizik, kimya, astrofizik ve biyoloji gibi ilimlerin kâinatı bir baştan bir başa keşfedecekleri ve tabiata ait bütün problemleri çözecekleri vehmediliyordu. Oysaki, aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, hayal edilen şeylerin tahakkuk etmesi bir yana, zan ve tahminlerin aksine çok ciddî gelişmeler oldu. Max Planck’den sonra başlayıp, oldukça hızlı bir tempoyla gelişen “dalga mekaniği” ve “çekirdek fiziği”, her şeyi maddede arayanların ve eşyayı buğulu bir cam arkasından seyredenlerin ilim sandıkları bitevî gümânlarını yıktı.. ve görünen âlemin yanında pek çok görünmeyen âlemlerin bulunabileceği gerçeğini de ortaya koydu. Bugün artık, paramparça olan, zaman-mekân-madde-enerji fanusu, kulaklarımıza alışageldiğimiz şeylerden farklı mânâlar fısıldıyor.. ve âdeta bizi, yeni anlayış, yeni izah ve yeni yorumlara zorluyor. Yıllardan beri ilim yuvaları üzerindeki hâkimiyetlerini devam ettiren bizim sâir fi’l-menâm (uyur gezer) entellerimiz, yarım asır önceki bayat şeyleri sayıklayadursunlar, dünya köklü değişmelerin ağında ve yepyeni yapılanmalara gebe. Var olduğu günden bu yana, ölüm anaforları etrafında, hep şüphe ve kuşku soluklayıp duran determinizm, bugün iflah etmeyen bir girdap içinde son sözlerini söylüyor.. daha doğarken, anomali olarak doğan materyalizm, babasının red ve inkârına uğradıktan sonra, anasının sarıp sarmalayıp bir kilise bahçesine bırakmasının hissettirdiği nesepsizlik duygusuyla iki büklüm.. zaten komünizmin yalancı semavî kuleleri çoktan yerle bir oldu ve onun yedeğinde hayatı yorumlayanlar gidip hezimet gayyalarını boyladı…

20