İçeriğe geç

Bu soruların hepsine bir çırpıda “evet” diyebilecek bir babayiğit gösterebilir misiniz? Kaç hakikat eri gösterebilirsiniz ki, oturup kalktığı her yerde, kendi kokusunu neşretmiş; girip çıktığı her menzile kendi dünyasından bir demet gül bırakmıştır..!

Ve kaç hakikat âşığı gösterebilirsiniz ki; mektebe, kitaba susamış neslin açlığını gidermiş, onların, soysuzlaşan ruhlarına yücelik ve fazilet dersi vermiştir..?

Bizler, kendi hesabımıza, elde edilen fırsatlarla, gösterilen cehd arasında bir tenasüp olmadığı kanaatindeyiz. Kanaatimiz o ki; ne ele geçen tarlanın bütününe tohum atıldı; ne de eldeki tohumun bütünü tarlaya saçıldı. İmkânlar kendi buudlarıyla değerlendirilmedi. Ve neslimiz beklediği kadirşinasları bulamadı…

Yeni bir imkân doğar veya doğmaz orasını bilemeyiz. Bildiğimiz bir şey varsa o da şudur ki; son bir kere daha insanımıza hizmet etme fırsatını kaçırdık ve onu bir kere daha terk edilmişlikle baş başa bıraktık.

O, ruhunda taşıdığı mânâ cevherlerini işlettirecek sarrafı bulacağı âna kadar, iki büklüm bekleyedursun. Bizler terennüm edemediğimiz nağmeden müteheyyiç2, gözü ve gönlü bu işe bağlanmış kimseler olarak, bir hayli zaman daha âh u vah etmeye devam edelim…

74