İçeriğe geç
21. Bölüm

Kendimizi Tenkit

Kendimizi kontrol, sağlam seyredebilmenin, sağlam iş yapabilmenin en metin teminatı ve en güvenilir mesnedidir. Böyle bir kontrol insanın kendi kendini gözden geçirmesidir. Her hamle ve her irtifa bu türlü bir kontrole dayanıyorsa, ümit verici; geçmişin muhasebesi yapılmadan gösterilen her sa’y ve gayret ise, bir hüsran ve inkisar başlangıcıdır.

Ferdin kendi kametine, cemiyetin de kendi buudlarına göre alabildiğine girift ve komplike meseleleri vardır ve bunlar çok derin ve çok ciddî hesapları gerektirmektedir. Hesaplaşma çizgisinde bulunan bir ferdin fazla inhirafları olmayacağı gibi, hesap üzerine kurulmuş ve yine hesap üzerinde işleyen bir toplumun da, rahatsız edici yanı ve yönü bulunmayacaktır.

Geçmiş, hâle nispeten, hâl de, geleceğe nispeten bir hesap kitabıdır. Hatta bu nokta-i nazardan, gündüz geceye; yaz kışa, dünya öbür âleme nispeten birer kitaptırlar. İnsan bu kitapların yüzünden nikabı kaldırıp, neşredecekleri aydınlıktan istifade ettiği nispette, doğru görür, doğru düşünür ve başı yüceliklere erer. Bu kitaplar ve bunların ihtiva ettikleri hesaplardan habersiz yaşayanlar ise; hüsran görür, hüsran düşünür ve hüsranda boğulurlar.

Evet, bazen, kararın verileceği güne bırakılmış bir hesap, sahibi için sadece hizlan ve haybet olur. “Keşke kitabım verilmeseydi ve hesap nedir, onu bilmeseydim.”1 inkisarı içindeki bir teessür ve nedametin, mücrime (günahkâra) kazandıracağı hiçbir şey yoktur.

Hususî mânâda muhasebe, geçmişteki eksiklikleri ve noksanlıkları sezerek, geleceği seyre koyulma ve arkada bıraktığı her yanlışlığı bir trafik işareti kabul ederek yolun doğrusunu görmeye çalışmadır. Yoksa kaderi tenkit ve Rahmeti Sonsuz’un rahmetini ittiham mânâsında, hâdiselerden şikâyet ve dert yanma faydasız bir ızdırap ve elemdir.

72