İçeriğe geç

Bu büyük iş ve davayı belli bir zümreye inhisar ettirmek isteyenler, ne kadar yanılıyorlar.! Evet bütün bir mâşerî vicdanın uğruna baş koyacağı bu dava, hiçbir zümrenin tekelinde kemalini bulamayacağı gibi, âlemşümul hüviyetini de koruyamayacaktır. Mizaçların, meşreplerin oluşturduğu alaylar, taburlar, bölükler, kendilerine has hüviyet, hava ve kabiliyetleri ile, define-misal bu hamûleye omuz verip göğüsledikleri zaman, rahmetle münasebet kurulmuş olacaktır. Mânâsı doğru olduktan sonra zaaf isnaddan ne çıkar. Söz Sultanı: “Ümmetimin ihtilafı rahmettir.”3 buyurmuyor mu? Bu hazinenin taşınması isteniyorsa, taşımak için uzanacak ellerin samimiyetine bakmak gerekir.

Hizmet bizde başlasın, bizde bitsin düşüncesinde, şeytanın desisesi olma ihtimali vardır. Hakperestlik, Hakk’ın hatırının âlî tutulmasını iktiza eder. O noktada Hakk’a hizmet eden her el öpülür. Her düşünce saygı ile karşılanır. Öbür âlemde Hakk’ın inayet ve ihsanı, bizim hendesemize göre cereyan etmeyecektir. O, salim ve iman dolu gönülleri, hakikat gamzeden simaları arayacak ve bulacaktır.

Öyle ise, ey ebed yolunun yolcuları! Nâmütenâhi bir zaman içinde beraber olacağınız kimselere karşı, davranışlarınızı ayarlarken, dünya ile biten kin ve nefretlere, hodgâmlık ve hasetlere göre değil; buradan intikalle başlayan ebedî âleme göre ayarlayınız! Ayarlayınız da, şu dirilişimizi yozlaştırmayınız! Ve kat’iyen biliniz ki, dünya üzerinde cereyan eden bu büyük kavgada mücadelenizin hakikî hedefini tayin etmedikçe, gerçek hasımlarınızın elinde oyuncak olmaktan kurtulamayacak ve muvaffakiyet ümit ettiğiniz her yerde hüsrana maruz kalacaksınız…!

Öyle ise gelin! Gören, Bilen ve Nigehbân olanın huzurunda ahd ü peymanda bulunalım! Millet ve mazi düşmanlığı ölsün, bizler, o mezarın başında ister imam olalım, ister mezarcı… Bu kasvetli bulutlar gitsin, bir güneş doğsun, ister sultan olalım, ister dilenci..!

87