Farklı bir gaybî haber de Mâide Sûresi’ndeki وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ إِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ “Allah Seni, Sana zarar vermek isteyenlerin şerrinden koruyacaktır. Şüphen olmasın, Allah asla kâfirlerin, emellerine ulaşmasına fırsat vermeyecektir.” (Mâide sûresi, 5/67) beyanıyla ortaya konan hıfz u inayet ve teminat u riayet ifade eden âyettir. Şöyle ki, Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm) bilhassa Mekke döneminde koruyucuları az, düşmanları çok ve amansız olmasına, akla hayale gelmedik onca komplo ve mekr u hileye rağmen âyet-i celîlenin haber verdiği gibi olmuş, onların kötülük plânları ve entrikaları boşa çıkmış/çıkarılmış ve o Masum-u Masûn kendi saadethanelerinde ruhunun ufkuna yürüyeceği âna kadar hep ilâhî inayet ve riayetle korunup kollanmış ve kötülüğe kilitlenmiş o habis ruhların arzuları da kursaklarında kalmıştır. Kur’ân-ı Kerim’de, herkese هٰذَا كَلَامُ اللّٰهِ dedirtecek âyetlerin ta’dâdını Allah bilir; biz bu hususu da, geçen şu iki-üç örnekle noktalayarak gaybî ihbarâta dair biraz daha farklı bazı konuları hatırlatmak istiyoruz: