Şu altı cümle mânen birbirinin hem neticesi hem delilidir. Silsile halindedir deliller, bağlıdır neticeler, şu sûrede karargâh...
Demek İhlâs sûresinde kendi miktarı ölçüsünde, silsile halinde birbirine bağlı otuz sûre saklıdır; bu sûre onlara sehergâh...
لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ إِلَّا اللّٰهُ
* * *
Sebeplerin Tesiri Sırf Görünüştedir
Büyüklüğün izzeti ister ki: Tabiî sebepler kudret eline perde olsun aklın nazarında.
Tevhid ve celâl ister ki: Tabiî sebepler, hakiki tesirden elini çeksin kudret eserinde.
* * *
Varlık, Cismanî Âlemle Sınırlı Değil
Varlığın hadde hesaba gelmez çeşitli tabakaları, gördüklerimizden ibaret olamaz, sıkışamaz şu görünen âleme.
Cismanî âlem dantelalı bir perde gibidir ışık saçan gayb âlemleri üzerinde.
* * *
Kudret Kalemindeki Birlik, Tevhidi İlan Eder
Kusursuz bir sanat eseri, fıtratın her köşesinde açıkça reddeder sebeplerin yaratıcılığını.
Kalem ucuyla işlenmiş nakışlar ve kudret, yaratılışın her noktasında ister istemez reddeder vasıtaların varlığını.
* * *
Bir Şey, Her Şeysiz Var Olamaz
Kâinatta baştan başa dayanışma sırrı saklı, her yere yayılmış. Her tarafta varlıklar birbirinin ihtiyacına cevap verir, yardımına yetişir.
Yalnız âleme hükmeden bir kudrettir ki, zerreyi her şeyiyle yaratıp yerleştirir.
Âlem kitabının her satırı, her harfi canlıdır; ihtiyaç sevk eder, tanıştırır.
Dipnotlar
- Hiç kimse gaybı bilemez, gaybı yalnız Allah bilir.