bir müddetçik ömür ve çabuk çürüyen küçük bir cisimdir. Bu haliyle insan, kâinatın tabakalarına serilmiş sayısız varlık türünün hesapsız fertleri içinde nazik, zayıf bir fert olarak bulunuyor.
İkinci yüzüyle ise insanın, bilhassa kulluğa bakan acizliği ve fakrı yönünden, pek geniş bir mahiyeti, pek büyük bir önemi var. Çünkü Fâtır-ı Hakîm, insanın manevî mahiyetine sınırsız bir acz ve fakr koymuştur ki, kudreti sonsuz bir Kadîr-i Rahîm’in ve serveti sınırsız bir Ganiyy-i Kerîm’in hadsiz tecellilerini gösteren geniş bir ayna olsun.
Evet, insan bir çekirdeğe benzer. Nasıl ki, çekirdeğe toprak altında çalışıp o dar âlemden çıkması ve geniş hava âlemine geçerek Yaratıcısından kabiliyet diliyle bir ağaç olmayı isteyip kendine lâyık bir mükemmelliğe ulaşması için, kudret tarafından manevî ve mühim bir donanım, kader tarafından ince ve kıymetli bir program verilmiştir. Eğer o çekirdek, mahiyetinin bozukluğu sebebiyle, ona verilen manevî donanımı toprak altında bazı zararlı maddeleri toplamak için sarf etse, o dar yerde, kısa bir zamanda faydasız bozulup çürüyecektir. Fakat فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوٰى ayetindeki yaratılış kanununa uyup manevî donanımını güzelce değerlendirse o dar âlemden çıkacak, meyveli koca bir ağaç olacak ve küçücük, cüzî hakikati ve manevî ruhu, büyük ve küllî bir hakikat suretini alacaktır. İşte aynen bunun gibi, insanın mahiyetine de kudret tarafından mühim bir donanım ve kader tarafından kıymetli programlar yerleştirilmiştir.
Eğer insan, şu dar yeryüzü âleminde, dünya hayatı toprağı altında o manevî donanımını nefsinin kötü heveslerine sarf etse çürüyen bir çekirdek gibi, az bir lezzet için kısa bir ömürde, dar bir yerde, sıkıntılı bir halde çürüyüp bozularak manevî sorumluluğu bedbaht ruhuna yüklenecek ve şu dünyadan öylece göçüp gidecektir.
Eğer o kabiliyet çekirdeğini kulluk toprağı altında İslamiyet suyuyla, imanın ışığıyla terbiye ederek Kur’an’ın emirlerine uysa, manevî donanımını hakiki gayelerine yöneltse, elbette misal âleminde ve berzahta dal budak salacak ve ahiret hayatında, cennette sınırsız kemâlâta vesile olup nimetler verecek bâki bir ağacın, daimî bir hakikatin özünü
Dipnotlar
- “Taneleri ve çekirdekleri çatlatıp yararak (her şeyi gelişme yoluna koyan) Allah’tır.” (En’âm sûresi, 6/95)