cuma gecesi ve birkaç mühim namazda, o kadar çalıştığı halde cemaate yetişemedi. Sonra ciddi bir pişmanlıkla istiğfar edip asıl saflığını buldu.
Öteki Mustafalar: Kuleönü’ndeki kıymetli, çalışkan, mühim bir talebem olan Mustafa ile, onun çok sadık ve fedakâr arkadaşı Hafız Mustafa’dır (rahmetullâhi aleyh). Ben bayramdan sonra ehl-i dünyanın bize sıkıntı, Kur’an hizmetine zarar vermemesi için “Şimdilik gelmesinler” diye haber göndermiştim. “Şayet gelecek olurlarsa teker teker gelsinler” demiştim. Halbuki onlar bir gece üç kişi birden geldiler. Şafak vaktinden evvel hava müsaitse gitmek niyetindeydiler. Daha önce hiç olmadığı şekilde hem Mustafa Çavuş hem Süleyman Efendi hem ben hem de onlar, açık bir tedbiri düşünemedik, bize unutturuldu. Her birimiz ötekine bırakıp tedbirsizlik ettik. Şafaktan önce gittiler fakat onları iki saat boyunca öyle bir fırtına tokatladı ki, bu fırtınadan kurtulamayacaklar diye telaşlandım. Şimdiye kadar o kışta ne öyle bir fırtına olmuştu ne de kimseye bu kadar acımıştım. Sonra tedbirsizliğinin cezası olarak Süleyman’ı arkalarından sıhhat ve selamette olup olmadıklarını anlamak için gönderecektim. Mustafa Çavuş dedi ki: “Giderse o da dönemez. Benim de onun arkasından gidip aramam gerekir. Benim arkamdan da Abdullah Çavuş’un gelmesi lâzım.” Bu hususta “Allah’a tevekkül ettik” dedik, bekledik.
Soru: Has dostlarınıza gelen musibetlere şefkat tokadı deyip bunları, Kur’an hizmetinde gösterdikleri gevşeklikten dolayı bir ceza kabul ediyorsunuz. Halbuki size ve Kur’an hizmetine gerçekten düşmanlık edenler selamette kalıyor. Neden dosta tokat vuruluyor da düşmana ilişilmiyor?
Cevap: اَلظُّلْمُ لَا يَدُومُ وَالْكُفْرُ يَدُومُ hadisinin sırrınca: Dostların hataları hizmetimiz için bir çeşit zulüm hükmüne geçtiğinden çabuk cezalandırılıyorlar. Şefkatli bir tokat yer, aklı varsa uyanır.
Düşmanın ise Kur’an hizmetine karşıtlığı, engellemeleri dalâlet hesabınadır. Bilerek veya bilmeyerek hizmetimize saldırması, dinsizlik adınadır. Küfür devam ettiği için onlar çoğunlukla hemen tokat yemiyorlar.
Dipnotlar
- “Zulüm devam etmez, küfür devam eder.” Bkz. el-Münâvî, Feyzu’l-Kadîr 2/107. Ayrıca “Allah Teâlâ, zalime biraz fırsat tanır, ama bir de yakaladı mı zalim artık paçayı kurtaramaz.” anlamındaki hadis için bkz. Buhârî, tefsîru sûre (11) 5; Müslim, birr 62; Tirmizî, tefsîru sûre (8) 11.