O da tamamen rahatlayarak “Elhamdülillâh!” dedi, “Hastalığım ondan bire indi.”
Beşinci Nükte
Üç meseledir.
Birinci Mesele
Asıl ve zararlı olan musibet, dine gelen musibettir. Böyle bir musibetten her vakit Cenâb-ı Hakk’ın dergâhına sığınıp feryat etmek gerekir.
Dinle ilgili olmayan musibetler ise hakikat noktasında musibet değildir. Bir kısmı Rahman’ın ihtarlarıdır. Nasıl ki bir çoban, başkasının tarlasına giren koyunlarına taş atsa, koyunlar o taşın kendilerini zararlı bir işten kurtarmak için bir ihtar olduğunu hisseder ve memnun bir şekilde geri döner. Aynen öyle de, musibet gibi görünen pek çok hadise var ki, aslında ilahî birer ihtar, birer ikazdır. Onların bir kısmı günahlara kefarettir. Bir kısmı da gafleti dağıtıp yaradılışında bulunan aczini ve zayıflığını bildirerek insana bir tür huzur verir.
Musibetin hastalık olan türü, daha önce geçtiği gibi, aslında musibet değil, Rabbanî bir iltifat ve bir arınma vesilesidir. Rivayet edilen bir hadiste, “Bir ağacı silkeleyince ermiş meyveleri nasıl düşerse sıtma titremesinden de günahlar öyle dökülür.” buyruluyor.
Dipnotlar
- Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), dünyevî musibetlere tahammülü istemiş, dinî musibet vermemesi için Allah Teâlâ’ya dua etmiştir. (Tirmizî, deavât 79; en- Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ 6/106).
- Koyunları başkasına ait yerin hemen bitişiğinde otlatmaktan kaçınılması gerektiğine dair bkz. Buhârî, îmân 39, büyû’ 2; Müslim müsâkat 107. Ayrıca şefkatli bir çoban, koyunlarını tehlikeli yerlere girmekten nasıl koruyorsa Allah Teâlâ’nın da mümin kulunu öyle koruduğuna dair bkz. İbni Ebî Âsım, ez-Zühd s. 65; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ 1/11; ed-Deylemî, el-Müsned 5/227.
- Bkz. Buhârî, merdâ 1; Müslim, birr 50-52; Tirmizî, tefsîru sûre (4) 24; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 2/303, 335, 402.
- Hastalıkların geçmiş günahlara kefaret, geri kalan hayat için de bir öğüt olduğuna dair bkz. Müslim, birr 52; Ebû Dâvûd, cenâiz 1. Ayrıca hastalıkların Allah Teâlâ’dan birer hediye olduğuna dair bkz. ed-Deylemî, el-Müsned 1/123; el-Hakîm et-Tirmizî, Nevâdiru’l-Usûl 1/286.
- Bkz. İbni Mâce, tıb 18; İbni Ebî Şeybe, el-Musannef 2/441. Hastalık ismi zikredilmeyen rivayetler için bkz. Buhârî, merdâ 2, 14, tefsîru sûre (14) 1; Müslim, münâfikîn 64.