duymak gerekir. İnsanın o geçmiş günleri ve fâni ömrü, musibet sayesinde bâki ve mesut bir ömür hükmünü alır. Geçmişteki o elemleri düşünüp vehme kapılarak sabrının bir kısmını onlara dağıtmak divaneliktir.
Gelecek günler ise madem daha gelmemiştir; o günlerde çekilecek hastalığı veya musibeti şimdiden düşünüp sabırsızlık göstermek, şikâyet etmek ahmaklıktır. “Yarın, öbür gün aç kalacağım, susuzluk çekeceğim.” deyip sürekli yemek, su içmek ne kadar ahmakça bir divanelikse; aynen öyle de, gelecek günlerdeki, henüz var olmayan musibetleri ve hastalıkları düşünüp üzülmek, sabırsızlık göstermek, hiçbir mecburiyet olmadığı halde kendi kendine zulmetmek öyle bir ahmaklıktır ki, insanın şefkat ve merhamete liyâkatini ortadan kaldırır.
Kısacası: Nasıl ki, şükür nimeti artırır, aynen öyle de, şikâyet musibeti şiddetlendirir ve merhamete liyâkati ortadan kaldırır.
Birinci Dünya Savaşı’nın ilk senesinde, Erzurum’da mübarek bir zât müthiş bir hastalığa tutulmuştu. Yanına gittim, bana “Yüz gecedir başımı yastığa koyup yatamadım.” diyerek acı bir şekilde şikâyet etti.
Ona çok acıdım. Birden şu hakikat hatırıma geldi ve dedim ki: “Kardeşim, geçmişteki sıkıntılı yüz günün şimdi sana sevinç veren yüz gün hükmündedir. Onları düşünüp şikâyet etme, onlara bakıp şükret. Gelecek günler ise madem henüz gelmemiştir. Rahman ve Rahîm Rabbinin rahmetine güven, dövülmeden ağlama, hiçten korkma, yokluğa varlık rengi verme. İçinde bulunduğun saati düşün, sendeki sabır kuvveti bu saate kâfi gelir.
Mesela şöyle akılsız bir kumandan gibi yapma: Düşmanın sol tarafındaki birlikler kendi ordusunun sağ tarafına katılıp taze bir kuvvet olmuş ve düşmanın sağ kanadı henüz gelmemişken, o tutar, ortadaki kuvvetlerini sağa ve sola dağıtıp merkezi zayıf bırakır, düşman da az bir kuvvetle saldırıp orayı harap eder.”
Sonra şöyle dedim: “Kardeşim, sen böyle yapma, bütün kuvvetini içinde bulunduğun saate karşı topla. Cenâb-ı Hakk’ın rahmetini, ahiretteki mükâfatları ve fâni, kısa ömrünün uzun ve bâki bir ömre çevrildiğini düşün. Bu acı şikâyet yerine ferahlı bir şekilde şükret.”
Dipnotlar
- Bkz. “Eğer şükrederseniz nimetlerimi daha da artırırım.” (İbrahim sûresi, 14/7).