İçeriğe geç

Meleklerin vücutlarında inkıraz, dağılma ve ölme yoktur. Onlar daima “hayy – diri”dirler. Bizim onlarla münasebetimiz nispetinde de onlara ait âlemden bize feyiz, bereket ve içtimaî hayatımız adına yeni yeni diriliş esintileri gelir ve cemiyet onlarla olan münasebeti nispetinde dirilişe geçer. Bilhassa günümüzde böyle bir merhale sıçraması çok önemlidir. Melâike ve ruhanîlere inanmak, bizi, kendi ölçü ve kıstasları içinde fizik ötesi bir zemine çeker…

Bizdeki istikamet de onları bizim zeminimize cezbeder. Gerçek kurtuluş ise böyle gelgitlerle tekevvün eder. Neslimize böyle bir zemin ve iklimi hazırlayanların ruhları şâd olsun!..

Bizim tezimize göre madde ve fizik ötesi varlıklar, var olma açısından bir bütünlük arz etmektedir. Durum böyle olunca da ruhun varlığı melâikenin varlığına, onun varlığı cin ve şeytanın mevcudiyetine delil olmaktadır. Ancak biz burada meseleyi belli bir tasnife tâbi tutacak ve “Varlığın Metafizik Boyutu”nu üç bölüm hâlinde takdime çalışacağız. Birinci bölümde “Ruh” incelenecek… İkinci bölümde “Melâike”ye temas edilecek… Üçüncü bölümde “Cin” konusu ele alınacak ve “Şeytan”dan bahsedilecek…

28