Materyalizm günümüzde hem düşünce hem de sistem olarak tükenmiştir. Madde ve fizik ötesi varlıklara inanma adına bütün dünyada bir çözülme ve yumuşama vardır. Bu gidiş mecburi bir istikamete doğru süratle mesafe katetmektedir.
Madde ve fizik ötesi varlıkların mevcudiyetiyle alâkalı deliller çeşit çeşittir. Bunlardan, kimisi peygamberlere, kimisi velilere, bir kısmı medyumlara diğer bir kısmı da üniversitelerde ilmî araştırma yapan fikir ve düşünce adamlarına aittir. Ancak bütün bu farklı müşahitlerin birleştikleri ortak bir nokta vardır. O da, maddenin ötesinde, fiziğin verâsında, ne madde ne de fizikle izahı mümkün olmayan yaratıkların mevcudiyeti hakikatidir.
Elbette bu hususta medyumun kullandığı malzeme ve gördüğünü izahta kullandığı dil kendine göredir. İlim adamı da yine kendine mahsus malzeme ve dil kullanmaktadır. Bir velinin kendi iç derinliğine göre ulaştığı müşâhede ise tamamen başkadır. Peygamberlere gelince onların bu mevzuda verdikleri haberler kendi kametlerine uygundur. Müşâhedeleri ise asla bir başkasına kıyas edilemeyecek çaptadır. Nitekim bunların misalleri ileride tafsilatıyla görülecektir.
Binaenaleyh, bu kadar kuvvetli payandalarla teyit edilen, etrafında bu kadar tahşidat yapılan bir meseleye inanan bizler, aklın ve mantığın yolunda yürümekteyiz. Akıl ve mantığın dışına sarkanlar bunları inkâr edenlerdir. Kaldı ki bunların çoğu Batı hayranı, Batı taklitçisidir. Hâlbuki günümüzde Batı, fiziğin, maddenin, tabiatın kendi müşkillerini halledememesi karşısında, tabiat ötesine yönelmiş, âdeta bilerek veya bilmeyerek melâike ve ruhaniyattan yardım bekler hâle gelmiştir.